Ana içeriğe atla

Bingo. Bizi Anlamayan O.

Efenim, özendim, bezendim, bende bir reklam eleştirmeye karar verdim. Çok pis özenirim hee.. Birde tabi benimkinde fark var. Ne bu fark; efenim ben reklama kadın gözüyle bakacağım. Eminim yazınca tüm kadınlar bana hakverecekler. Çok emin konuştum ama hadi hayırlısı..

Başlıktan da anlaşıldığı üzere, konuya reklam olan reklam Bingonun şu bulaşık deterjanı reklamları. Hani Hazal hanım kokudan koklayıverip, kendini sarayda buluveriyor ya, o reklam.

Şimdi sorarım size. Biz hiç yıkamadık mı bulaşık? Yıkadık. Peki yıkarken o kokulu deterjanın kokusu mutfağa dolmaz mı? Dolar. Öyle burnumuzun dibine kadar sokup koklayarak o deterjanın kokusunu alıyorsak zaten o ürünün kokusundan şüphe etmek lazımdır.

Bir test edin, mesela Cifin elmalı bir deterjanı vardı onu alın, yahut Feylinin portakallısı var, onu deneyin. Koku yıkarken duyulur. Su sıcaksa ala ala duyulur o koku.

Eee.. şimdi reklamda Hazal hanımın annesi bulaşık yıkıyor. Baya köpüklü köpüklü yıkıyor hatta. Ama Hazal deterjanı eline alıp, kokuyu öyle duyuyor. Mutfaktan içeri girer girmez o kokuyu duyması lazımdı. Yanlış mıyım? Birde tarçın kokusu bu yani. Çok fena duyulur o koku. Fazlası midemi bile bulandırır benim.

Birde bitmiyor, annesi diğerini uzatıyor kızının burnuna. Hadi o tamam diyelim de, ilki olmamış. Olmamış yani. Yapmacık.
Zati Hazal Kaya ve annesi o reklamlara hiç olmadılar. Gerçekçi değiller, üstüne birde böyle gerçekten uzak reklamlarla hepten sevimsiz oluyorlar. Selena diyeceğim de, kızın gerçek adını unuttum.. neyse işte Onlar iyiydiler anne-kız.

Başka reklamlarda görüşmek üzere..
 

Yorumlar

  1. zaten o hazal kaya' nın annesi de değil :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hadi yaa.. Komple yalan o zaman o reklamlar. :) :)

      Sil
    2. yani hazal kaya' yı bile resmini görmesem tanımam anasını ne bileyim de reklam ya annesini oynatmamıştır herhalde dedim. oyuncudur dedim yani yoksa değil mi?

      ya bize ne bundan değil mi? :)))

      Sil
    3. :D Öyle yani, sonuçta reklam her halükarda olmamış zati.

      Sil
  2. ben bu reklamdan sonra hazal kayanın muhteşem yüzyıla transfer olmasını beklemiştim ama anlaşılan onlar da beğenmemişler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Kesin beğenmemişlerdir. Böyle herşeye burnunu sokan kızı napsınlar.. :D

      Sil
  3. ha haaaa.
    :)
    tarçınlı mı alla alla bi deneyim bakıyim.
    :)
    tarçıncıyım ben yaaaa.
    lavantadan sonra yani.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarçın ve birşey daha karışımı. :)
      lavanta daha güzel bencede.

      Sil
  4. dünkü yazımı okusan ya.
    sahilde yağmurlu...
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…