Ana içeriğe atla

Darıldın mı Cicim Bana..


Bugün trip atma günüm olarak ilan edilmiştir.
Patron yine gidiyor gezmelere. O gezsin ben kalayım burda. Ezik miyim laa.. ben. Büyük ihtimal.. Olmaya da bilirim. Aman.. sanane.. banane..
Bakın söylüyorum şimdi. Öyle bin saat açılmayan blog sahipleri, lütfen bloglarınıza bir ayar çekin. Bize, en çok da şahsıma çin işkencesinin bir çeşidi olarak bunu çektirmeyin rica ediyorum.
Ne olur yani, öyle şatafatlı olmasa blogun, öyle her gördüğünü eklemesen ne olur? Eksik mi kaldığını düşünürsün ki? Yok bence düşünme. Eksilen sana ulaşmaya çalışan insanlar oluyor. Bunu bil.
Öyle renkli cümbüşlü sayfalar eskidenmiş anacığım. Şimdi sadelik para ediyor sadelik.
Sen herkesin bilgisayarını kendi son model, aşırı donanımlı bilgisayarın gibi mi sanıyorsun? Yok.. yok.. Yanılıyorsun sen. Herkesin bilgisayarı öyle değil. Tamam mı? Açılmıyor işte binsaat, gelmiyor kendine sayfa. Hatta hata bile veriyor.
İnanmıyor musun? Git başka bilgisayardan dene de gör. Ama öyle kendininkine eşdeğer olanınkinden değil, eski bir modelden dene de gör. Gerçek bir tokat yüzünde patlayacak. O tokat kendine attığın bir tokattır. Lütfen benden geldiğini düşünme. Ben şiddete şiddetle karşıyım. Seni niye döveyim yahuu.. bloguna girmem, o işkenceyi çekmem olur biter. İş bu kadar basit.
Kendim bizzat böyle laflara mazur kalmamak adına, blogumundan fazlalık herşeyi kaldırdım.
Eee.. ne demişler. Önce sen yapacaksın ki, sonra o yaptığını söylemeye yüzün olsun.
Ama yinede blogumundan şikayeti olan varsa bu hususta, rica ederim bildirsin. Fazlalık kaldıracak gaget kalmadı ama, temayla hallediriz. Sen yorma o güzel gönlünü.
Ben sizin için burdayım. Siz gelmezseniz, gelemezseniz, benim varlığım nice olur.. gelin siz gelin. En âlâ konforu ayarlarım ben size. Cancağızlarım benim.
Öptüm hepinizi, bir kardeş babında.. aman yanlış olmasın.

Yorumlar

  1. evet blogların açılmaması çok sılkıntı oluyor.en kötüsü de iş yerinde girerken ekranın donup kalması aaa. :( Bilmiyorum benimkinde bi problem var mı? varsa düzeltmeye çalışayım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cidden, o durum çok fena oluyor. Birde gizli giriyorsun ya, aniden kapaman lazım. Kapanmıyor sinir şey. Gidemiyorsun da o kapanmadan ama gitmen lazım..
      ufff.. yazarken bile bunaldım. :) :)
      Baktım, iyi iyi. Teşekkürler. :)

      Sil
  2. robot olmadığımızı kanıtlamak için kelime doğrulama yaptıranlara da çemkirseydin. okuyamıyorum o kelimeleri ben.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bak, o hususta var. Artı sinir edici husustan. :)
      Söylemek lazım aslında. Baknız ben, ilk zamanlar bilmeden öyle yorum alıyormuşum. Sonra söylediler, kaldırdım. Çok da pis reklam yaparım. :D
      Birde şimdi iki kelime. A pardon, biri sayı. İşi abartıp yakında cümle koyarlar oraya. :)

      Sil
  3. Cok renkli blog zor mu aciliyormus, ben bilmiyordum. Ben sayfami bembeyaz yaptim, kolaydir heralde... Ben de sinir oluyorum o robot muyum testine, ama onu mecburi zannediyordum(?) Ben de cikiyor mu acaba.. Ama ben goremeyince kafadan atiyorum hep tutuyor(?) Yanlis manlis, dogruya yakin olunca belki de sistem onu kabul ediyor diye dusunmustum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok renklilikle alakası yok da, eklentilerler alakalı bence. Her biri ayrı ayrı açılmaya çalışıyor yani. Değişik değişik şeyler. bana göre onlar sorun. :D
      Yok mecburi değil, öyle değil mi diye, blogunuzun ayarlarınızdan bakabilirsiniz. Ayarlar bölümü yorumlar kısmı. Kelime doğrulamanın karşısında Hayır olacak. :)
      Şanslıymışın demek, hep doğru yazmışsınız.

      Sil
  4. ha haaaaa güldüm valla.
    :))))
    yok bişi iyisin bilokun iyi.
    :)))
    hemen açılıyo kızmaaaaa aman amaaan.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Teşekkürler. Bunu duymak güzel.
      Yok kızmadım ki, öyle aklıma geldi, ruh halim de döktürmeye müsaitti, yazdım gitti. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…