Ana içeriğe atla

Yanginda İlk Akla Gelenin Ben Olayım.



Filmin adını unuttum. O filmde geçmişti de, etkilenmiştim resmen. Arada böyle aklıma gelir.

Kadın, şimdi yanlış hatırlamıyorsam, uzaktaki sevgilisine ulaşmaya çalışıyordu. Ona evlenme teklif etmeyi düşünüyordu. Zorlu bir yolculuk bekliyordu kadını. Yol arkadaşı da bir erkek idi. Yol boyunca didişip kavga etseler de birbirlerini tanıdıkça araları düzeldi.

Yol arkadaşı olan erkeğin aşk acısı vardı. Sevdiği kadın onu terketmişti. O da sevgilisine verdiği yüzüğü geri alma derdindeydi. Çünkü artık haketmediğini düşünüyordu.

Sonra aralarında bu yangın ve ilk kurtarılacak kişi ile ilgili diyalog geçti. Erkek demiş galiba sevdiği kadına. Bir yangında kurtarılacak ilk kişi sevdiğim kişi olur. Aklıma direk o gelir ve onu bulmaya çalışırım.

Kadının hoşuna gitti. Ve açıkcası bu adamdan hoşlanmaya başlamıştı, kendi sevgilisine ulaşmaya çalışırken.

Sonunda kavuştu kadın sevgilisine. Ama aklı o erkekte kalmıştı. Duygularından emin olmalıydı. Bir gece kalabalık bir partideyken sevgilisi ile, gizlice gitti yangın alarmına bastı. Öylece bekledi. Yanına kimse gelmedi.

Ertesi gün, yol arkadaşı olan erkeğin, sevdiği adamın yanına gitti. Gerçekten sevildiğine inandığı kişinin yanına.

Aşk bu, şüphe kabul etmiyor. Sevgi de öyle.

O halde diyebiliriz ki, yangında sevdiğini hiç aklına bile getirmeyen kişilerden ne koca olur, ne başka bir şey..

Yorumlar

  1. Sevdiğini bulmak zor iş onunda karşılıklı bir ömür sürmesi daha zor sanki , desene bu hayat çok zor...
    Of of

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Galiba.. Ama bulan da buluyor. Ona şaşıyorum. :)

      Sil
  2. Güzel bir filmmiş. Bence de, sonuna kadar katılıyorum. Ama keşke sevildiğimizi gerçekten anlamamız için bu gibi trajik olayları yaşamak zorunda kalmasak. Doğrudan, direkt belli etseler kendilerini, biz de ona göre yol alsak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, keşke.. Keşke sevdiğini ya da sevmediğini direk belli etse insan. O zaman kimse bu tip yollara başvurmaz.

      Sil
    2. Filmin adı LeapYear yani Aşka Yolculuk imiş. Aradım buldum. İzlemek isterseniz. :)

      Sil
  3. güzel cümleymiş kullanayım bir ara :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Telif hakkı falan istemem, gönül rahatlığı ile kullanın. :) :)

      Sil
  4. Buna benzer bir film bende izlemiştim, kız bir geceliğine bir motele gidiyor motel döküntü bir yer kızın başına yıkılacak neredeyse.
    Bu motel aileden kalma ama oğlanın parası yok kız ona , evleneceği erkeğe götürüse ona yüksek meblağ ödeyeceğini söylüyor kızın amacı sevgililer gününde nişanlısına evlenme teklif etmek onu çok seviyor bütün uçaklarda rezervasyonu dolmuş.
    Kız oğlana parayı vermek için garanti veriyor ve zorlu yola başlıyorlar başlarına gelmeyen kalmıyor konaklamak için bir pansiyona gidiyorlar oradaki çift onları yeni evli sanıyor oğlan motelde yemekte yaptığı için onlara çeşit çeşit yemekler yapıyor birbirlerine yakınlaşıyorlar. yolda bozulan araba onlara komik ve zor anlar yaşatıyor
    sonra arada kavga ediyorlar hikaye böyle yolda geçiyor kız sevgilisine ulaştığında oğlana parayı veriyor oğlan geri dönüyor kızda sevgilisine evlenme teklif ediyor evlenecekleri an adam aynen böyle saçmalıyor kızda onu terkedip oğlana gidiyor böyle işte:))) çok mu uzun oldu ne:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya sanırım aynı film sizin dediğinizde. Ama o yangın alarmına basmasını falan hatırlamıyor musunuz? Ya da ben filmleri çorba ettim. Çok tanıdık geldi bu anlattıklarınız ama. :)

      Sil
  5. bu resmi kurumlarda "yangında ilk kurtarılacak" ibaresi vardır çeşitli dolapların vs üstünde. sevgiliyle aynı anda resmi kurumda olursan ve sevgiliyi kurtarırsan bunun bir cezai yaptırımı var mıdır acaba?

    "yavrum dolap dururken kadını niye çıkarttın sen dışarı" diye azar işitmeyelim hakimden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :)
      Yok demez kanımca o hakimbeyamca. Onlar insaflıdırlar. Anlarlar halden. Hem tam tersi durumda da demez mi; yavrum kadın öldü yangında niye kurtarmadın...
      Hııı.. :)

      Sil
  6. sonunu iyi bağlamışsın.
    :)

    YanıtlaSil
  7. O zaman dua edelim de yangın falan olmasın,
    mazallah tüm kadınlar telef olur yaw :D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…