22 Ocak 2013

Kaydıraktan Kaymak.

Eskiden öyle şimdilerdeki gibi adım başı park yoktu mahallelerde. Parkta oynamak başka bir hava idi.
Muhtemelen bu sebeple, İzmit'te Cumhuriyet Parkı, çok meşhurdur.

Hem oturup dinlenmenin, hem de çocuğunla iyi bir vakit geçirmenin adresi idi bu park. Oyun alanı yola uzak idi. Ağaçlarla etrafı çevrelenmişti. Mişli konuşuyorum ama o park hala var. Şimdilerde tadilat görüyor.

İşte bu meşhur parka küçükken bir kere gitmiştim. Kaydıraktan kayacağım. Ve kaydım da. Ama canım yandı. Ya ben küçüktüm yahut o kaydırak büyük idi. Kaymam bitip, yere varınca, sırtım kaydırağa çarptı. O gün,  yanlış kalmamışsa aklımda, ilk ve son kaydıraktan kaymam oldu. Bir daha uzak kaldım. Zaten ben büyüyene kadar sokağımızda da hiç park olmadı.

Evet, ben, park değil, sokak çocuğu olarak büyüdüm. Sokak oyunları ile. Ve çok güzeldi benim çocukluğum. Bu acılı hatıraların dışında. :)

Şimdi nereden mi geldi aklıma? Camdan görüyorum çocukları. Birbirlerini zorla kaydıraktan indirmeye çalışıyorlar. Park kalabalık, hava yazdan kalma çünkü. Öylesi güzel.

Ve ben üşünmesem, çok güzel gezme hayalleri kurmak isterim ama gerçek olmayacak, boşuna uğraşmıyım.

8 yorum:

  1. Kur Uyuşuk hayal kur ..
    Yoksa insan bu dünyada nasıl mutlu olur ki başka türlü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Evet başka türlü olamıyorsun. sonra sonra.. neyse.

      Sil
  2. Hayalsiz asla demişmiydim ben? :)

    YanıtlaSil
  3. Şimdi bırak uzakta bulmayı , park kalmadı ki :\
    parkların yerini hep avm'ler aldı..

    YanıtlaSil
  4. ama sokak anılarını yazsan yaa.
    :)

    YanıtlaSil