Ana içeriğe atla

Böyle Bitmesin..


Aklımda binlerce soru. Hepsi cevapsız. Nedenler, beynimi işgal etmiş gibiler. Onlara da verecek cevabım yok. Tek bir cevap, hepsine yetecekken, benim hiç cevabım yok. Yüreğim sıkışıyor. Daralıyorum. Ama bulamıyorum o cevabı.

Telefonum çalıyor. Bakmama gerek yok. Yine O arıyor. Biliyorum. Bir de O'na verecek bir cevabım olsaydı. Ondan önce yüreğime bir cevap verebilseydim. Kimse anlamıyordu beni.

İsteksizce, bakmadan açtığım kapıda, O, karşımda. Yanında, adını bilmediğim ama yüzünü nakış gibi beynime kazıdığım kadın.
Bir şey demeden, dinlemeden, direnmeden kapıyı açık bırakıp, öylece içeri girdim. Koltuğa oturdum. İkisi birden peşimden içeri girdi. O, önümde diz çöküp, elimi tuttu. Kadına baktı. Kadın telaşla çantasını karıştırmaya başladı. Heyecanlıydı. Mahçuptu. Görebiliyordum. Çantasından evlilik cüzdanı çıkardı. O, aldı. Açtı ve bana gösterdi. Umut doluydu gözleri. O güzel gözleri. Sevdiğim adam. Evlendiğim, kocam dediğim kişi. Şimdi, karşıma geçip diz çökmüş, bana çaresizce masumiyetini ispatlamaya çalışıyor. Ama bilmiyor. Bilmemekten öte, beni anlamıyor.

Derin bir nefes aldım. Konuşmam gerekiyordu, biliyorum. Elimle yüzünü okşadım. Güç almak istiyordum. Ama O'na dokunmak, beni hepten güçten düşürdü.

Ayağa kalktım. Kadına, gidebileceğini söyledim. Gitti.

Sadece ikimiz kaldık. Tam konuşacaktı. Susmasını işaret ettim. Sağolsun, sustu. Bu işimi kolaylaştırırdı. Otursam mı, ayakta mı kalsam, bilemedim.

-Seni o kadınla gördüğümde ilk aklımdan geçen, beni aldatıyor olmandı. İlk aklıma gelen !..
Bu ne demek biliyor musun? Bu nasıl içimi acıtıyor biliyor musun? Neden, diyorum. Neden.. Neden aklına ilk o geldi. Sen hiç mi güvenmedin bu adama... Neden, sorgusuz sualsiz gitmek istedin.. Neden... Ben sana neden güvenmedim... Seviyorum. Aşığım. Evlenmişim seninle. Ama senin yanında başka bir kadın görünce, aklıma gelen, aldatılmak oldu. Nedenini, bana söyler misin? Ya da boşver. Benim bu soruya cevap vermem lazım. Yüreğim cevap vermeli. Şu an öyle çok canım acıyor ki. Eğer gerçekten aldatılsaydım, belki de bu kadar acımazdı. Bu nedenler acıtıyor içimi. Bunların cevabını kendime veremeden seninle yeniden birlikte olamam. Olamam.. Sana eskisi gibi sarılamam. Yüzüne bakamam. Sen değil, ben kendimi aldatmış gibiyim..

-Peki, sen de benim tek bir soruma cevap ver. Böyle mi bitsin istiyorsun ?...

-Sen, böyle mi devam etsin istiyorsun ? !..

-Ben seni seviyorum. Sadece bunu biliyorum. Ve inandığım bir şey de şu; o soruların cevabını tek başına veremezsin. Savrulursun. Ama kürek çekmeyi denersen, ya kurtulursun ya da batarsın. Yüreğinde o kürekleri çektirecek kadar yerim yoksa... ..

Sustu ve çıkıp gitti. Beni, sorularımla başbaşa bırakıp gitti. Üstüne yenilerini ekleyerek üstelik.
Canım daha çok acıyor. Ona gitme diyemememin nedeni mi bu kadar canımı yakan... yoksa gitmesi mi... 







Yorumlar

  1. Bu yazı bir romanın habercisi mi diye okumalıyız bu paylaşımını. "Aşk ve Nefret" Yeni bir romanın adı olmalı. Belki de bunun işareti bu satırlarda giqzli olmalı. Hayırlısı bakalım. biz bekliyoruz... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni çok mutlu ettiniz. :)
      Hayırlısı diyorum bende..

      Sil
  2. Dediğimi düşündün mü?
    Kitap diyorum çıkarsan diyorum :))
    Gerçekten çok etkiliyor yazdıkların beni ve bu kadar etkilendiğim olmaz kolay kolay. .
    Sanki yaşıyorum gibi :)
    Düşün bak tamam mı :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. :)
      Henüz bir girişimim yok. Keşfedilmeyi bekliyorum galiba..

      Sil
  3. Yine yapmışsın yapacağını,çok sevdim,çok etkilendim (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Teşekkürler. Bu güzel sözleriniz beni mutlu ediyor.

      Sil
  4. Hayal gücünüz ve kaleminiz uygun bence de.
    Kurguları az daha büyütüp, öykülerden oluşan bir kitap çıkarabilirsiniz ,-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. :)
      Bu konuda yüreklendirilmeye cidden ihtiyaç lazım. Eksik olmayın.

      Sil
  5. oluyuordur di mi böle şeyler uff ya. sen yazıyon valla yaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oluyordur herhalde. Neden olmasın. :)
      Teşekkürler.
      Sende yazıyorsun.

      Sil
  6. Çok etkiliydi. Kalemine sağlık.
    Devamını merak ettim ama. Mutlaka gelsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Teşekkürler.
      Ama devamını düşünmedim. Böyle bırakıp, sizin kendince devamını getirdiğinizi düşünmek hoşuma gidiyor. :)

      Sil
  7. oyyyy,koptum inan ki...
    şahane olmuş arkadaşımmm,yüreğim burkuldu
    yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Sizinde beğenen yüreğinize sağlık.
      :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…