Ana içeriğe atla

Penceremden..

Ellerini arkasında bağlamış. Torunu olduğu muhtemel olan miniğe bakıyor. Sonrasında da peşinden koşuyor. Kim mi? Bembeyaz sakalı ve başında şapkasıyla dedem. Benim dedem değil, yaşlı ve sevimli kişilere amcam ve dedem demeyi severim.
Görüntü bu kadar kısa işte. Görüş alanımdan çıktılar.
Pencereden bakıp, şu an gördüğüm ikisi idi.
Anneler için çocuklarını parka götürmek olağandır, bana göre. Ama babalar ve dedeler için farklıdır. Onların her daim fırsatları, bana göre olmuyor. Bu sebeple geçirdikleri o anlar çok değerli. Ne zaman parkta baba çocuk ya da dede torun görsem, keyifle bakarım.
Mim için dışarıya baktığım an, bu manzara ile karşılaşmak, bu bakımdan fazlasıyla güzel oldu benim için. 
Dün babalar günü idi. Umarım keyifle geçmiştir.
Hediyesi, ben gibi, mezarını ziyaret edip en ufağından bir Fatiha olanlar için de, mekanları Cennet olsun İnşaallah, demek istiyorum.






Yorumlar

  1. Bende iki dedemi görmediğimden dedeler hep çok tatlı çok sıcak gelir :)
    Babalar gününü kutlamak sanırım bizim için ayrı bir zor oluyo...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben birini hatırlıyorum. Diğerini görmek zaten hiç nasip olmadı. O vakitlerde küçüktüm ve ev uzaktı.
      Kutlamak... bizimki tam öyle değildi aslında. Yani esasen gittiğimizde günün babalar günü olduğu bilincinde değildik.

      Sil
    2. Küçükken çiçeklerle giderdik her özel günde..
      Kutlamak değil belki haklısın ama bugünleri unutursam üzülür gibi geliyo çok önemserdi çünkü. ..

      Sil
    3. Anladım.
      Benim babam biz küçükken hiç umursamazdı. Bende hiç bilmem kutladığımı falan.. Ne zamanki yaşlandı, biz büyüdük de o çocuk ruhunu geri aldı, babalar gününü bekler olmuştu.
      O yüzden çok hüzünlenmiyorum galiba. Ama eksiklik duyuyorum.

      Sil
    4. O eksiklik hiç bitmeyecek galiba :*

      Sil
  2. Aynı ben de öyle , tek fark mesafeler çok olduğu için mezarını bile ziyaret edemiyorum, anca senede bir.Allah mekanlarını cennet eylesin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin..
      Eminim dualarınızı hissediyordur.

      Sil
  3. Mimde bile yine farkını ortaya koymuşsun (:
    Amin,mekanları cennet olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Amin..
      Eksik olmayın.

      Sil
  4. Duygularınızı yansıtma içtenliğinizi sevdim ben en çok

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. :)
      İçimden geldiği yazmaya gayret ediyorum.

      Sil
  5. canım benim nur içinde yatsın.
    çok güzel yazmışsın ve doğru. annelerin çocukları parka götürmesiyle babaların götürmesi bir değil :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin.. Sağol.
      Kesinlikle. Fark büyük. Ve aynı benim gibi düşünen biri olması da ayrı güzel. Babalar daha çok parkta gitsinler hatta. :D

      Sil
  6. hoş olmuş mimin :) baban evet yaaa toprağı bol olsun amaa.

    YanıtlaSil
  7. Babalarımızın toprağı bol olsun. Ben gidemedim mezarına bile...

    YanıtlaSil
  8. Bana da farklı gelir bir babayla çocuk, bir dedeyle çocuk görmek, acayip sıcak duygular uyandırır içimde. Seyretmeye doyamam o görüntüyü. Demek ki varmış benim gibi hissedenler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı şeyi bende dedim, yorumu okuyunca. :)
      Teşekkürler.
      :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…