Ana içeriğe atla

Dizi Dizi Hayatlar

 Yaz dönemiyle ekranlarda nerdeyse 24 saat aralıksız dizi çıkıyor.
Her kanal, çoğunluğu eski dizileri gündüz kuşağında, yenileri yine akşam kuşağında yayınlıyor.

Eskilerden seçimleri genelde reytingleri yüksek olmuş dizileri.

Eski tatları sevenler için güzel. Benim için de iyi. İş de boş zamanlarda bakıyorum.

Yalnız... Bir diziyi 3 / 5 bölüm yayınlayıp sonra kesmelerine uyuz olmaktan ziyade fitil oluyorum. Madem yayınlayacaksın tam yayınla. Yada hiç.

Madem gündüz kuşağında izlenme telaşı var. Niye zırt pırt yayın düzenini değiştirmeyi göze alıyorlar anlamıyorum.
Bu çok sinir bozucu.

Buna en iyi örneği şahsen Atv için verebilirim. İki dizisini yaklaşık 10 bölüm yada daha fazla yayınladıktan sonra kesti.
Canım Ailem ve Elveda Rumeli.
Takip ettiğim iki diziydi. Ama artık onların yerine başka diziler geldi.

Gündüz kuşağında istikrar sağlayan bir kanal varsa o da KanalD
Haberler öncesi artık kaç tekrar olduğunu unuttuğumuz Arka Sokaklar dizisi yayınlanıyor.
Öncesinde de Yaprak dökümü mevcut şu an.

Atv de ayrıca dikkat ettiğim nokta akşam kuşağında da tutarsızlığı var şu günlerde.
Mesela geçen hafta İstanbul'un Altınları adlı dizisi için 5 Ağustos 22.00 de dedi. Sonra saati 20.00'ye aldı. Bu böyle perşembeye kadar devam etti. Sonra vazgeçti başka birşey çıkardı.
Hoş onu da cuma mı yoksa cumartesi mi çıkarsın bi türlü karar veremedi akşama kadar.
Sanırım yayın koordinatı işini bıraktı. Gerçi böyle bir departman mevcut mu bilmem de. Var birşeyler yani. Şaşıfelek çıkmazına döndürdü yayın akışını.

Ve tahlihsizliği kanımca bu kadarda değil.
Kurşun Bilal adlı yeni dizisi var. Orda Arda Kural başrol oyuncusu idi. Onunla boy boy reklamını yaptı dizinin. Ve ilk bölüm sonunda Arda oldu birden tanımadığım biri. Adamın beynine kurşun girdi, siması tümden değişti. Başka adam oldu çıktı.
İzleyici ile bu kadar oyun oynanmaz ki... Yani bir bölüm mü anlaşma yapılmış Arda Kural ile.
Yani insan neler düşünmüyor ki bu durumda.

Eskisi yada yenisi. Dizi severler dizilerinin saatlerinin öyle zırt pırt değişmesinden hoşlanmazlar.
Duydunuz mu sayın kanallar...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…