Ana içeriğe atla

Eskimeyen Bayramlar Herkese

Nerde o eski bayramlar...
Derler, deriz ya, diyoruz ya hani çok görmüş geçirmiş biri olarak.

Ben bile (ki çok da görmüş biri değilim ama) diyorum. Aslında ben nerde o çocukluk yıllar diyorum. Amcalarımız, teyzelerimiz ise hem gençlik, hemde çocukluk yıllarının özleminde diye düşünüyorum.

Eski bayramlar, eski insanlar... Kendi bayram heyecanını, şimdiki  çocuklarda göremeyenlerin serzenişi.

Çocukken bayramlık almanın heyecanı. O bayramlığı arkadaşlarına gösterme telaşı. Şıklık yarışı. Ve tabiki şeker toplama yarışı vardı bizde.
Hatırlıyorum. Baya gezerdik elimizde poşetle. Hiç isteksiz, gönülsüz gittiğimi bilmem. Ayrı bir şeydi o. O bayramdı işte bize göre.
Şimdi babamın gözü kapıda. Çok çocuk gelmedi diyor. Gezmiyor artık çocuklar...
Aslında geziyorlar. Ama çok değil. Bayramlar değişmedi ama insanlar değişti. Korku var ailelerde artık...

Bayramlar aynı.
Ama nerde, o güzel bayramları yaşayan insanlar... Büyüdüler mi ? Evet. Beğenmiyorlar yeni nesli, ondan eski günlerinin hasretini çekiyorlar.

Bayramlar da gezilir. Ama bayramlar tatil değil, sevdiklerimize özlediklerimize zaman ayırma vaktidir.
Şu koca dünyada, iş güç arasında unutulan büyükleri sevindirme, küçükleri şımartma vaktidir bayramlar.

Eski bayramlar nerde... ?
Kapalı, sandık sarısı olmuş hatıralarda mı ... ?
E çıksın o vakit eskimeyen bayramlar. Çünkü hatıralar eskimez...

Herkese İyi Bayramlar

Yorumlar

  1. İyi bayramlar efenim. Her şey gönlünüzce olsun. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…