Ana içeriğe atla

İnternet - Özgür Dünya

Yine aradığımı bulamadım ama başka bir habere takıldım.
Aslında iki habere.
İnternet filtresinin hayata geçişi Kasım 22 tarihine ertelenmiş. İnternet filtresi ilk duyulduğundan tepkileri de toplamıştı. Hatta İnternetime dokunma adı altında eylem yürüyüşü bile yapıldı.
Bu internet filtresini isteyen kullanacaksa yapılan bu eylemler niye yapıldı ben anlamadım.

Haberde detaylı bir şekilde işlevi anlatılmış.
İnternet filtresini kişi kendi isteği doğrultusunda kullanmaya başlayacak. Hiçbir ücret alınmayacak. Kişi kendi internet sağlayıcısı olan işletmeye  başvurusunu yapacak.
Zaten ertelemenin nedeni de işletmelerin gerekli alt yapılarını sağlamaları için zaman tanımak.
Ve istenildiği taktirde filtreden vazgeçme imkanı da mevcut olacak.

Yani kimse kimseyi zorla filtre altına almak istemiyor.
Bu sistem evinde çocuğunun internet başında nerelere bakıyor diye dert edenler için çok uygun.

Diğer ikinci haber ise internet tarayıcımıza göre IQ 'muz hakkında tahmin yürütenler hakkında.
İE 6 yani, İnternet Explorer 6 kullananların IQ'larının düşük olduğuna dair bir rapor açıklanmış.
Hani dese ki, bu zamanda bissürü seçenek varken sen niye gidip İE'yi kullanıyorsun, geri kalmışsın. Ha belki biraz anlaşılır olur.
Zaten bunca çeşit, bunca alternatif de gelişerek olmadı mı? Yani eskiden IQ'su yüksek olanlara acımak lazımmış. Öyle ya bir İE vardı. Yetersiz, düşük bir tarayıcı.
İleri zekalılar, ileri teknoloji kullanır. Uygun zekasına sonuçta değil mi?
Saçmalık...
Neyse ki bu haber yalanlanmış. Araştırmayı yapan şirketin 3 günlük bir kurum olduğu ortaya çıkmış.
Aynen denildiği gibi, reklam kokan hareketler bunlar.

Haberlerin detayları için:
internet filtresine erteleme

Tarayıcı ve internet ilişkisi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…