Ana içeriğe atla

Tosun Paşa

Tanıyorsunuz değil mi Tosun Paşamızı. Kim tanımıyor ki.
Kemal Sunal'ın unutulmaz filmlerinden beri.

En son ne zaman izledim hatırlamıyorum. Ama eminim her karesi aklımızın bir köşesinde yerini almış faziyette.
Hal böyle olunca ufak kesinti bile insanın dikkatini çeker değil mi?

Elbette çeker. Ki çekmiş de zaten. Geçen haftalarda Tosun Paşa adlı sinema filmi TRT ekranlarında yayınlanmış. Ve farklı olarak. Yaklaşık 20 / 25 dakika kesintiye uğratılarak.

Nedeni olarak sonraki programın yayın saati gösterilmiş. İlginç. Bu ne itina böyle. Bu ne yayın saatine itaatlik böyle. Biz alışık değilizdir istediğimiz program tam saatinda başlasın.

Ve alışık olmadığımız diğer bir husus ise sevdiğimiz bir filmin gereksiz bir nedenle kesintiye uğratılmasıdır.
Kaldı ki bu film, Tosun Paşa ailecek izlenecek bir film. Hangi düşünce ile hangi karesi kesilebilir ki.

Sonuç olarak bu yaptığı suçmuş TRT'nin. Hiçbir hakkı yokken.
Sinema Meslek Birlikleri bu işin peşini bırakmaya niyetli değiller.

Türk Sineması ve oyuncuları filmleri için telif hakkı savaşı veriyor bu ülkede. Onlarca filmleri var ama ellerinde birşey yok.

Sinema tarihimizde kesintiye uğrayan filmler bir yana yasaklanan filmlerimizde var.

Bu yasaklara maruz kalan Yılmaz Güney filmlerinin 11 tanesinin yasağı kalkmış. Temizlenmiş, kayıtları tazelenmiş ve DVD olarak yeniden kaydedilmiş.
Yılmaz Güney'in yasağı kalkan filmlerinin isimleri şöyle:
Senaryosunu yazıp yönettiği ;
Arkadaş,
Umut,
Aç Kurtlar,
Duvar,
Seyyithan,
Ağıt 
 Zavallılar
Senaryosunu yazdığı ;
Yol,
Düşman,
Sürü
Endişe

kaynak: tosun paşaya sansür ve Yılmaz Güney'in yasağı kalkan filmleri

Yorumlar

  1. Devletin kanalı bile keyfi olarak kesiyorsa, diğer kanallar nele yapmaz. Ki zaten çoğu yapıyor da. Umarım bu konuda bir yaptırım gelir.

    YanıtlaSil
  2. inşaallah.

    Çoğu keyfi hareket ediyor. Rtük bahane.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…