Ana içeriğe atla

Merkezi Hastane Randevu Sistemi İle Randevu Alımı

Kısaca MHRS.

İster 182 nolu telefonu arıyorsunuz isterseniz de internet üzerinden randevunuzu alabiliyorsunuz. Ama internet daha iyi kanımca. Zira telefon ücreti 4 lira imiş.

Nette merkezi hastane kadar yazsanız dahi ilgili sayfa ilk olarak ekrana geliyor.

Açılan yeşil sayfada kimlik numarası bölümü ve paralo yeri mevcut.

Siz ilk kez randevu alacağınız için parolanız yok haliyle.

O zaman ne yapıyoruz?

Yeni Üye yazılı linke tıklıyoruz.

Karşımıza en başka kimlik numaramızı yazacağımız, telefon ve mail adreslerininde istendiği bir form çıkıyor. Onu dolduruyoruz eksiksiz olarak. Ama eksik de olabilirmiş. Cep yada sabit bir telefon mutlaka istiyor. Mail yazma zorunluluğu yok. Ama mail yazmanın avantajı, ordan çıktı alıp, herhangi bir sorun çıkarsa gösterirsiniz.  Bir mail adresiyle birden fazla kişi kayıt yaptırabiliyor. Bunuda belirtelim.

Kaydet dedikten sonra ekrana kimlik bilgilerinizin, size en yakın hastanenin adı geliyor.  Bazen il, ilçe ve hastane bilgileri bölümü boş oluyor. Ama tıkladığımızda karşımıza listeler çıkıyor. Kendimize uygun olanı seçiyoruz. Hemen alt kısmında da klinik listesi yer alıyor.
O listeden mesela dahiliye için ranvevu alacaksam onu seçiyorum. Sonra Hekim Ara butonuna tıklıyorum.

Aşağıda doktorların ismi çıkıyor. İstediğim doktorun üzerine tıklıyorum. Hemen yanında randevu alabileceğim saatler çıkıyor. Uygun yani dolu olmayan saatler canlı renkli. Soluk olanlar dolu oluyor. Saatin üzerine tıklıyoruz.

Yeni bir ekran çıkıyor. Bu ekranda kimlik bilgileriniz ve randevu bilgileriniz çıkıyor. Onların altında da doğrulama kısmı var. Resimde gördüğümüzü yazıyor ve Onayla' ya tıklıyoruz.

Bize tamamdır tarzında bir not çıkıyor ve randevumuzu almış oluyoruz.

Bu işlemden kısa süre sonrada mailimize randevu bilgilerimiz mail olarak geliyor.

Bilgilerinize...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…