Ana içeriğe atla

Tekrarı Yok

Yaşamın, hayatımızdaki hiçbir anın, yok tekrarı. Var sanıyorsak yanılıyoruz.

Bu noktadan yola çıkıyor artık televizyonlar. Yanılmayın diyorlar;
 “ tekrarı yok”.

Aldanmayın yeni çıkan tv'lere diyorlar. Bir programı kaydedip diğerini izletme olanağı sunmalarına. Hem zati çoğunuzun gücü yetmez bu tvlere. Aldanmayın diyor,
“tekrarı yok”.

Dakikasında nete düşüyor zati demeyin diyorlar. Beni zati netten anlamayan sizler, en çok siz seyrediyorsunuz evhanımları. Aldanmayın işte diyor;
 “ tekrarı yok”.

Sizde sıkıldınız değil mi?

Ne gereksiz bir laf. Uyarı! değil mi?

Gıcık oluyorum. Nefretim kabarıyor bu ibareyi gördüğümde tanıtımlarda. “tekrarı yok”.

Ne yalan! İllaki yayınlıyorsun. İllaki izliyor vatandaş onu.

Nasıl mı? Öyle yeni icat tvlere ya da nete de gerek yok.

Yayın saati denilen saatte açarım diziyi. Pek ala “özet” denen o 1 saatlik zamanda bal gibi izlerim. Olay zati dizide bir saatlik zamanda geçiyor.

Yani neymiş; tekrarı varmış, özeti varmış.

Özetsiz yeni bölümlerde görüşürüz İnşaallah.

Yorumlar

  1. Buna kimsenin inandığını da sanmıyorum Efenim. Zira bizim ailenin yerli dizi kolik fertleri bu ibariyi görünce hep dalga geçer; tekrarı var ama olmasa da özeti yetiyor zaten, derler. Aynı sizin gibi. (:

    En güzeli netten özetsiz ve reklamsız izlemek.

    YanıtlaSil
  2. Evet Efenim. Çok doğru.
    Gereksiz yere kendilerine güldürüyorlar, asap bozuyorlar yani. Başka bişey yok.

    Evet en iyisi ama işte şahsen üşeniyorum bazen. :)

    YanıtlaSil
  3. Tekrarı yok uyarısı bir tür marka gibi böyle dizilerde. Hani "Bak herkes tekrar eder, biz etmeyiz, biz farklıyız." tadında... Maksat bol reyting ama kananlar da yok mu buna? Yazık ki var.

    YanıtlaSil
  4. Gereksiz bir ibare ve + sinir bozucu kısaca.
    Marka olmasından ziyade, adam kayırma. Diğerlerine haksızlık. Bize haksızlık en başta. Tekrarı yayınlanan dizilerin üstüne üstelik birde gelecek yeni bölümde 1 saatlik özeti oluyor.
    Özetten sonra en gıcık olduğum husus yani.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…