Ana içeriğe atla

Dayak Yemenin Cazibesi

Avucunuz mu kaşınıyor? Çok mu sinirlisiniz? Ahh birini dövsemde rahatlasam mı diyorsunuz? Ya da elinize ne geçerse karşındakine fırlatmayı mı istiyorsunuz?
Öyle ise size iyi bir haberim var. Hasan Rıza Günay'ı arayın bulun, istediğiniz kadar dövün, stresinizi atın. Ama paranızı hazırlamayı unutmayın sakın. Ne o beleş mi sandın yoksa.

Geçenlerde denk gelmiştim, Kemal Sunal'ın Şark Bülbülü filmine. Orda adamda parasıyla adam tutup, dayak atıyordu insanlara. Kaç kişiyi de heder etmiş. Bizim Şaban'ın yoluda bu adamın yanına düşüyor. Parasıyla dayak yiyen ama aynı zamanda dayakta atan Şaban oluyor.
Komik gelmişti bu durum. Ne manyak adamlar var diye içimden geçirmiştim.


Nitekim cidden varmış o cins insanlar.
Hasan Rıza Günay'da bu cins insanlara bu hizmeti veriyor. Hizmet diyorum çünkü kendisi patent başvurusunda bulunmuş. Ve “Stres Koçu” olarak bu işini tescil ettirmiş.
Kısaca Hasan Rıza'nın mesleği bu, dayak yemek. Geçimini bu yolla sağlıyormuş. Eski bir sporcu olduğu için kendini korumasını da biliyormuş. Dayak harici, isteyene pasta, boya gibi şeyleride fırlatma imkanı sunuyormuş. Özel bir ofisi mevcut işi için.

Eğer ki bir gün, cebinizde çokca paranız mevcut ve çokca asabi ve sinirli iseniz direk Hasan Rıza Günay'a başvuru yapabilirsiniz.

Şimdiye kadar kimseyi dövmedim. Dövmeyi düşünecek kadar da sinirlenmedim. Etrafı yıkıp dökecek kadarda. O yüzden birini dövüp rahatlama nasıl oluyor anlamıyorum. Anlayamıyorum.
Anlayan biri varsa beri gelsin, anlatsın.

düzeltme: Şark Bülbülü dizisinde Kemal Sunal'ın karakterinin adı Şaban. Ben bazı haberlerin yanlış göndermeleri nedeniyle Mazlum sanmıştım. Düzeltilme yapılmıştır.

Yorumlar

  1. Başlığı ve ilk fotoğrafı görünce espri sandım ama gerçekmiş. Gerçekten ilginç. ((:

    Bu arada paramızla rezil olmayız değil mi ? İki gün sonra mayişine zam isteyip bizi dövmesin de !? :P

    YanıtlaSil
  2. Öyle Efenim. Küçükken hiç düşünür müydü ileride bu mesleği yapacağını. (:

    kontrat imzalarız Efenim. Seneden seneye, yok hatta 6 ayda bir yenilenir. :) :)

    YanıtlaSil
  3. Bence küçükken çok dayak yemiş ya da çok atmış Efenim. (:

    Çok yemiş olabilir; "Nasıl olsa hep dayak yiyorum bari para kazanıyım." demiş olabilir. Çok atmış olabilir; "Önüme geleni dövüyorum, çok rahatlıyorum ve stres atıyorum. Acaba bunun ticaretini yapsam ?" demiş olabilir. Yani küçüklüğüne inmek lazım. (:

    Bu arada kontrat işini düşüneceğim, ödemelerde taksit imkanı falan da olursa güzel olur. ((:

    YanıtlaSil
  4. :) Evet ne varsa küçüklükte var zati.
    Düşünün Efenim. Ama taksitte fazla ısrarcı olmamakta fayda var diyorum. Can kıymetli nede olsa. (: (:

    YanıtlaSil
  5. Di mi ama ? Ya taksit gecikirse... (:

    YanıtlaSil
  6. Yaa.. Yani. Hep ye, hep ye.. Bi patlatsa naparız. :D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…