Ana içeriğe atla

Kullan At Mendil = Kuzey

Yazıktır, günahsız ayıptır demiyorlar. Her önüne gelen çocuğu kullanıyor. Sonra sen yoluna ben yoluma.


Annesi, duygu sömürüsü yaparak, diğer oğlunu kurtarmak için kullandı Kuzey'i. O da yedi bu gözyaşlarını. Üstüne birde koruması olduydu annesinin.

Babası, sırf itibarı için, mahallede adı çıkmasın diye, oğlunu istemeyerek bir kez daha oturttu nikah masasına. Elalem düğün görsün diye kullandı oğlunu. Dünürüne karşı mahçup olmamak için. Ama ne oldu sonunda. Pişman oldu o ayrı.

Simay, sırf anne-baba baskısından kurtulmak için evlenmeye mecbur bırakarak kullanmaya başladı Kuzey'i. Yalanlarla girdi hayatına. Başını sokacak bir ev oldu evlendiği için. Ailesinden kurtuldu sayesinde. Sonunda ortada kaldı demek istiyorum ama sanırım kalmayacak.

Güney, asıl kullanıcı olan. Geleceğini kurtarmak için kullandı. Hemde bir kere değil iki kere. Birincisi kendi yerine hapse girmesine ses etmedi. İkinci olarak son darbeyi vurdu, işinde yükselmek için kullandı ve yeterince yükselince attı aşağı Kuzey'i. Ne çok sevinmişti anlaşma sağlandığını duyunca. Ama Güney'in onunla işi bitmişti artık. Onun sayesinde geldiğini biliyordu ama bu onun huyu. Kullanıp atmak insanları. Banu'yuda atar başından yakında. Anasını da. Tabi Banu onun eceli olmazsa.

Ve Ferhat, Kuzey'i sermaye olarak kullandı. Onun sayesinde paralar kazandı. Ölünce atacaktı onu bi kenara. Daha nasip olmadı. Ama olacak. Ferhat bence sahneye dönmeye hazırlanıyor. Simay'a gelen çiçek bence Ferhat'ın işi. Simay Ferhat'tan destek alırsa dahada çirkinleşir.

Yazık Kuzey'e yazık. Gerçi kardeşinden bir darbe daha aldı. Daha fazla ne yıkar ki onu şimdi.

Yorumlar

  1. Dizinin takipçisi değilim ama bir kaç bölümü izlemiştim. Yazdıklarını okuyunca "aaa cidden de öyle yahu" dedim. Ben en çok annesiyle Simay'a (hamile olayıyla evlendiği kız) kıl oluyorum. :))

    Bu arada oyunculuğundan ötürü de tebrik etmek lazım. Beklediğimden çok çok iyi performans sergiliyor.

    YanıtlaSil
  2. Annesi evlat ayırmada bir idol. :D
    Simay'ı desen Allah yok etsin. Ne pis bişeymiş kadın.
    Evet oyunculuğu çok iyi. Bende pek sevmezdim kendisini ama Kuzey çok iyi. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…