Ana içeriğe atla

Zorunda mıyam Dedi, Elbetteki Değildi

Reklamı görüp duyunca dilime takılıyor.

“ zorunda mıyam, zorunda mıyam?”

Reklama çıkıp oynamasının bir hikayesi varmış aslında. Zorunda mıyım adlı bir şarkısı varmış. Bir programda direk adını söyleyince yanlış anlaşılmış. Kadında ses var, heybette var. O anı tahmin edebiliyorum. Kim bu kadın. Dilber Ay.

Dilber Ay, aslında bir kanalda mahkumlar için yaptığı, hapishane dekoruna sahip programıyla tanınmaya başlandı. Anneminde favori programıdır. Eskiden de tanırmış Dilber Ay'ı.

Bu yaşına kadar çalışmış. Kendisi ile yapılan bir röportajı okudum. Çileli bir hayat yaşamış.

Şimdilerde kendini “sanatçı” diye tarif edenlerin aksine hiç bozulmamış. Bir aşiretten geliyormuş. Ekmeğini de onlarla yemiş hep. Hala da.

Çoğumuza göre sıradışı bir program yapıyor. Yanlış anlaşıldı ama şuan bir reklam yıldızı. Aslında yılların sanatçısı. Buralara kadar gelmiş. Hiçbirşeye "zorundayım" dememiş. Ne namusu, ne ekmeği ile oynanmasına izin vermiş. İşte bu güne gelmiş Dilber Ay.

Sanat için yapılan saçmalıklar o kadar da “ zorunda” değilmiş öyle değil mi? İnsan, geçmişiyle barışık olarak bugüne gelebiliyormuş.

Dilber Ay ropörtajı için tıklayın

Yorumlar

  1. Cüneyt Özdemir'in 5N1K programında yaşanan bir olaydı. İzlerken baya gülmüştüm. Hatta "bunda kızacak ne var ki yahu" demiştim kendi kendime... Tabi sonradan şarkı olduğu anlaşılınca Cüneyt Özdemir gibi bende koptum. :)))

    Reklam da Şahan'ın mı yoksa Turkcell'in mi fikri bilemiyorum. Ama gerçekten güzel düşünülmüş. :))

    YanıtlaSil
  2. Reklamdaki diğer hususda karısı. "öküz" deyip gidişi çok yerinde olmuş. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…