Ana içeriğe atla

Hesap Ödemeyen Kadınlar


How I Met Your Mother dizisini bilmem biliyor musunuz?
Dizide, bir adamın çocuklarına anneleriyle tanışma hikayesini anlatması konu ediliyor özetle. Ama tabi anne, tanıştığı hangi kadın? Onu bilen henüz yok tabi.

Geçenlerde -baya oldu gerçi- izlediğim bölümünde yeni tanıştığı kızların artı ve eksilerini sayıyordu başroldeki adam. Yok işte, şöyle, yok böyle.. asıl mevzu harici saydıklarını da unutmuşum hee.. ve dedi ki hesap ödemeyen, hesap ödeyen yahut ödemeye niyetlenen..

Ona göre hesap ödeyen hanesine bir + eklemişti bile. Ödemeyen baştan kaybetti desek yeridir. Diğer + lar az ise tabi.

Dün de aklıma bu mevzu geldi. Nereden geldi, niye geldi bilmiyorum. Dizi ile ilgili bir şeyde okumadım, görmedim ama işte özetle geldi yani. Bende bunu bir kamu araştırması haline getireyim dedim.

Bakalım bizim bloggdaşlar ve okurlar bu konuda ne düşünüyorlar?

İlk randevuda;
- Hesap ödemeyen kadın itici midir?

- Hesap ödeyen kadın çekici mi gelir?

- Hesap dediğini yoksa erkek mi öder sadece her daim..

Bana şimdi bazınız feministlik edip, kadın erkek eşittir, öder, der. Demeyin, yani deyinde işin aslı gerçekten o ise deyin. Bu erkekler içinde geçerli. Cidden düşünceniz ne konuda? Hesap faktörü etkili bir etken midir ki ilk görüşmede .. Benimki sade ve sadece merak. :D

Yorumlar

  1. Sürekli hesabı karşı tarafa ödetiyorsa o baaağğyaaann kesinlikle (-) alır. Çok güzel bile olsa katiyen çekici gelmez. :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani ilk randevuda mühim değil diyorsun. :D
      Asıl merakım, ilk randevuda, görüşmede bu detaya dikkat ediliyor mu ? du ekliyim bari. :)

      Sil
  2. İlk randevuda da son randevuda da erkek ödemeli:) Senelerce koca beslemiş ve nihayet kendisinden kurtulmuş bir kişi olarak erkekler için para ödemek bana çok itici geliyor. Algıda seçicilik mi dersin yoksa bıkmışlık mı bilemem :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Bahsettiğiniz gibilere haktır. :) :)
      Yani bence de beklenmemeli yanii.. Hesabı ben ödeyince beni daha mı sempatik görüyor yani, nedir olay:D

      Sil
  3. Nasıl ki "erkeğin ilk randevuda hesap ödemeyeni itici midir?" i tartışmıyorsak, bunu da tartışmamalıyız. Daha ilk görüşmesinde yani yabancı birine yediklerinin parasını ödeten biri bence kadın erkek farketmez kesinlikle -iticidir.
    Arada önceden konuşulmuş, planlanmış bir "ben ısmarlayacağım" durumu yok ise, bu tip konuları centilmenlik saymak kadının kendi kendini aşağılaması gibi oluyor, aciz bir tablo çiziyor maalesef.

    Çok feminist söylemler oldu ama gerçek düşüncelerim budur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olaya o şekilde bakınca haklısınız düşüncenizde. En iyisi birşey yiyip içmemek. (:

      Sil
  4. Bana en saçması Alman usulümü diyorlar ne diyorlar nasıl birşey oluyor o ya..
    yemişsin içmişsin herkes kendi yediğini :)
    dur bakayım sen ne yemiştiiin
    -pasta
    -kola
    -çay
    burada kız devreye girerrr
    -hayırr bi keree kolayı sen içtiiin
    ooyyh muhabbeti bile daraltıyor , birde bendede biraz uyuşukluk var , al ulaann hesabı al hepsi senin olsun :p
    Bakıyorum cebime param varsa hesabı çekiyorum , yoksa da hiç çekinmeden param yok kızım ona göre diyorum.
    zaten insan öyle kızların yanında daha mutlu hissediyor kendini.
    en azından benim için öyle.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani, insan yanında rahat olduğu insanı ister herdaim. Buna en başta yemek dahil. :)
      Onu -alman usulü- bildiğim kadarıyla, arkadaşca topluca gidildiğinde yapılıyor.

      Sil
  5. Taraflarin romantizme girip girmemekte kararsiz oldugu tanismak amacli bir yemekse kadin kendi yemegini odemeli. Masrafimla yuk olmayi sevmem ama cimri erkege de hic tahammul edemem. Hele bir de "Beni kullandi" derse arkamdan, yikarim ortaligi. O yuzden riske girmiyorum, oduyorum, bu durumdan cok memnun gorunurse Bay Harpagon'la bir daha gorusmuyorum.
    Ha arada ciddiyete donuk bir iliski varsa cogu zaman erkek odemeli bence. Gentilmenlik, sahiplenicilik, comertlik ne kaybettirir ki insana. Yemek ismarlayip da fakir dusen adam hic duymadim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle güzel açıklamışsınız ki. Doğru, katılıyorum diyorum.
      Özellikle son cümleye. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…