Ana içeriğe atla

Vay Başımıza Gelenler


Efenim, gözünüzü para bürümeye görsün. Onun peşine düşeyim derken, eldeki iki kuruştan oluverebiliyor insan. Yalan yok. Yaşadım yahuu..
Dün akşam sevgili cancağızımın blogu olan Fuzuli'yi kendi sponsurluğumda Bumeranga üye yapayım dedim. Sizde bir bakın Fuzuli'ye. Seversiniz. O resimleri kendi elcağızları ile yaptı. Pek bi yeteneklidir. Fotografları kendi çekti. Tamam biraz içerik bakımından az ama vakti olmuyor. Birde pek bi kararsız. Kendine bir rota çizmeye çalışıyor hala. Desteklerinizle kendine yol bulmada yarar göreceğine inanmaktayım.

Reklamları bitirelim de şu para mevzusuna gelelim. Gerçi anlayanlar anlamıştır o mevzuyu. Hani bumerangın yeni sistemi var ya, arkadaşını getir, 20 T.L.yi kap. İşte ben dün yazı eklerken Fuzuli gördü bu sistemi. Hadi üye olayım bende dedi. İyi dedim. Bakiyem çoğalır, belki ilk paramıda alırım, diye hayallere kapılıp, işlemleri yapmaya başladık. Tabi ilkten benim promosyon kodumu kopyaladık. Ki sadece kopyaladık, yapıştırmadık bi yere. Zaten başımıza ne geldi ise bundan geldi.

Sonrasında başka şeyler kopyaladık falan, kod gitti. Ben, sivri zeka ben, onun üyelik sayfasını kapamadan, yanda sekme açtım. Akıllıyım ya, ordan onu kapacağım, kendimi açacağım, kodu alıp kendimi yine kapacağım diye hesaplar yapıyorum. Ama gelin görün ki, kendi hesabımı kapamadan sekmeyi kapadım. Tamam dedim, kodu yapıştırdık. Tamam onayla dedik. Ahaaa.. birde ne görelim. Yeni bilgileriniz kaydedildi, onayı bekleyin diye yazı çıktı. Üstte benim adım var. Abbuuuu... Ne ettik la dedim. Anam dedim. Gitti bunca emek. Gitti herşey.. bi 20 lira için, pirinç alayım derken, eldeki bulgurda gitti dedim.

Kapadım, giriş yaptım yine. Gitmiş herşey. Ne yazılarım ne bakiyem görünüyor. Sıfır elde var sıfır vaziyetindeyim.

Sonra Fuzuli dedi ki, yine kendi bilgilerini gir, dedi. Bu sefer aynı işlemi blogum için yaptım. Tekrar onaya girdim yani. Bu sabah mail geldi. Tebrik ediyorlar, kabul edilmişim. Hem platin olmuşum. Ahh.. ahh.. insan buna vaktinde sevinince bir daha görünce yine sevinemiyor. Bumeranga giriş yaptım. Bu sefer yazılarım, bakiyem duruyor ama üstte yazı var. İçerik ekleyemezsiniz şuan diyor. Yeterli kapasiteye sahip olmam lazımmış.

Yaklaşık bir saat, birbirimize “vayy.. anasını..” deyip, güldük de güldük akşam. Allah ağlatmasın. Birde işin ucunda sahkekar damgası yemekte var diyorum kendi kendime. Gülüyorum.

İşte para hırsı dedikleri bu oluyor. Aman siz düşmeyin bu hataya.

Yorumlar

  1. canım benim yaaa..demek platin üye oldun :) güzel bir haber bu aslında:) sanırım sen gazetede bir köşen olsun istiyordun değil mi ..hoş olmuş işte

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Yazarkafeyi hiç böyle düşünmemiştim biliyor musunz? Cidden bir köşe sayılır.
      Ama işte benim köşem orda vardı zaten. Akşam onlarda gitti. Yani önceki üyeliğimde platin idi. Bir değişiklik yok şuan için. Ondan bi sevinemiyorum. Emeklerim gitti sanmıştım çünkü. :)

      Sil
  2. Tebrik ederim:) İnşallah en kısa zamanda yazılarını yazarkafeden de okuruz:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaallah tekrar dönerim. :)
      Ama orda yazılarım var şuan.

      Sil
  3. Bu durumu Bumerang destek bölümüne iletseniz, belki kurtarma şansları vardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi baktım, o yazıda gitmiş. Şimdilik herşey eskisi gibi görünüyor. Bakalım, İnşaallah ilerde sorun yaşamam.
      Teşekkürler ilginiz için.

      Sil
  4. Ben Ye olmayı bi beceremedm:(
    Denemekten yoruldum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bumerang sayfasında üye olun diyor ya, onu açınca hürriyete üye olacaksın önce diyor, ona üye olunca, bumeranga aynı mail adresi ve şifre ile giriş yapıyorsun zaten. Ordaki listeyi durduruyorsun. Bitiyor. Bak kodumu da verebilirim. :D :D

      Sil
  5. Yazarkafe muhabbeti iyi de, bumerang beni terketti sanırım. Güzel sayılabilecek bir bakiyeye ulaştıktan sonra paramı çektim ve bir daha tek bir reklam bile gelmedi. Aylardır bekliyorum ama tık yok.

    Bir de parayı çekerken bakiyenin %20si stopaj kesiyorlar zaten haberiniz olsun. O aldığınız bonusların hepsi gidiyor. Yani zaten boşa gidecek bir 20 tl için yazık olmuş üyeliğine :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O durum bende de var. En son Ağustosta Lösemi için geldi. Ki oda zaten ücretsiz idi. Onu saymazsak da baya bi zaman oluyor. Sanırım bizi beğenmiyorlar yahut reklamları kurudu. Habire kitap veriyorlar tivitten, başka bir şey yok. :D
      Hadi ya.. Boşuna uğraşmışız desenize. Şimdilik eskiye döndüm gibi görünüyor ama İnşaallah ilerde başıma katılmaz. Korkuyorum yani.
      Sağolun bilgilendirme için.

      Sil
  6. vayy arkadaş yaa !
    :( :D

    YanıtlaSil
  7. bunların hiçbirini duymamıştım.
    yani yazarkafe ve bumerang duydum ama üye değilim.
    platin üye filan ne demek.
    yazı yazarak mı oluyor.
    yoksa reklam alarak mı anlamadım.
    para kazanmak nasıl oluyor ki.
    ayda kaç lira gönderiyorlar.
    yazı yazdığın için mi para kazanıyorsun.
    kısaca annatsana.
    :)

    YanıtlaSil
  8. Fuzuli; :D aynen.

    Deeptone; Platin, bumerang üye sınıfı. Platin üye isen yazarkafede blogundaki yazıları paylaşabiliyorsun. Sen bumeranga üye oluyorsun, onlar bloguna bakıp karar veriyor, platin mi yoksa diğerleri mi falan diye.
    Para işi de özetle şöyle: bumerang sana belli zamanlarda teklif adı altında bazı reklam sutünları yolluyor. Mesela en son Lösev vardı. Gerçi o ücretsiz idi. Neyse, öyle ürünler hakkında bir metin yolluyor, sen onu belli bir zaman blogunda yayınlıyorsun. Tabi her teklifin ücreti var. İşte 1,3,5 gibi falan.Lira bunlar. bunlar zamanla birikiyor. Belli bir miktara ulaşınca paranı alabiliyorsun. Bu kadar.
    Yani onlar sana reklam veriyor, sen reklamı blogunda yayınlıyorsun, küçük ücretler karşılığnda, o küçük birikimler zamanla çoğalıyor. Tabi teklif gelirse. Bana bayadır gelmiyor. :D

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…