Ana içeriğe atla

Kasım mı Gelmiş.. ?


Az sonra söyleyeceklerimden kendim mesulüm. Ve bu kayıt kendini imha edebilir mi? Tabiki de edemez. Ben imha ederim. Ki etmeyeceğim. Yani aksiyona gerek yok.

Neymiş, kasım gelmiş-miş.. Kasımda aşk başkamış-mış..

Ben mi duygusuz ruhsuz bir insanım da böyle ayları özelleştiremiyorum acaba?

Yok eylüldü, yok ekimdi. Şimdi de kasım.

Kanımca bu sonbahara özel bir özelleştirme. Şöyle bir bakınca aylara sonbahar ayları. E o zaman özetle sonbahar desek.. 

Yahut dediğim gibi ben bu aylara bir anlam yükleyemiyorum arkadaş. Mevsimlere de tabiki de. Başıma bir iş gelecekse ocakta da gelir, ağustosta da. Aşk kapıda kasımı beklemiyor. Aşk kimseyi beklemiyor ki.. sen onu bekliyorsun..

bekliyorum..

bekliyoruz..

Beklede dur yani.

Aaa.. Kâsım gelmiş.. Hoşgelmiş.. İşte gelebilecek Kasım bu.. aşk babında.. ay olan kasımla alakası yok..
 
Son not: farkettim de ikidir  ayın ilk konusu o ayla ilgili oluyor. Darısı aralığa artık..

Yorumlar

  1. Bak ne dicem Kasım da aşk cidden başkadır..Öhömmm :):)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Demek ki gelirse başka oluyormuş.. Doğru anladıysam tabi. :)

      Sil
    2. doğru anladın :):):)

      Sil
    3. :) Nice Kasımlar görsün o halde..

      Sil
  2. mevsimlere göre vücudun çalışma sisteminde bile değişiklikler olur. kışın kan dolaşımı yavaşlar misal yazın hızlanır vs. yani bilimsel bi gerçek böyle dururken mevsimlerin insan üzerindeki etkilerini istediğimiz kadar reddedelim...

    mevsimlerin etkisine inan sen yine de. ha kasım' ın aşkla lan iletişimi sararmış yaprakların romantizminden öteye geçtiğini sanmıyorum o başka.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimde demek istediğim o zaten. Tamam mevsimsel değişikler olur, oluyordur da, bunu bir aya yüklemek, hemde fazlasıyla yüklemek bana saçma geliyor özetle. Katılıyorum yani size. :)

      Sil
  3. Dur bakalım
    daha 29 gün var
    adım adım geliyor aşk :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Ooo.. Ooo.. pek bi yavaşmış canım.. Olmaz kine böyle.. :p

      Sil
    2. aşk adamı vurur, döner döner vurur.
      döndükçe vurulursun, vuruldukça dönersin...

      nerden geldiyse aklıma şimdi :D
      kasım beni etkisine aldı galiba
      biri beni durdursun :D :D

      Sil
    3. Fuzuli :):) durma durma devam :) hadi devamı gelsin o dizelerin:)

      Sil
  4. ha haaaaa bakalım aralığın ne özelliği olacak.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakalım.. :) Güzel olsun İnşaallah.

      Sil
  5. bakıyorumda hafiften kasım ayına karşı sinirliyiz efenim. Ne bekliyordunuz kasımın ilk günü kapının çalıp kaslı fucudlu atletik bir adamın fiyonklara bağlanmıs bir şekilde üzerinde kasım ayının hediyesidir etiketi ile gelmesini mi :) kasımda aşk gerçekten farklı gibidir herhalde ağaçlar yapraklarını dökünce insan kelleşen dallara bakıp yalnız olduğunu hatırlıyor yaada havalar kotulestıkce boş sokakta yalnızlık daha bir belli oluyor gibi geldi. birde kışın getirdiği melankoli de gelince tadından yenmez. Derim ki bir gün kapınız çalar ellerinde çiçekler kapınızda sırılsıklam biri ben kasımın hediyesiyim diye çıkar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Güldürdünüz beni.
      Ama güzel bir dilek.. teşekkür ettim. :)
      Tesbitte doğru olabilir. Yalnızlık hissinin çoğalması falan.

      Sil
  6. sonbahar hep daha romantik gelmiştir bana..ben mevsimlerin etkisine inanıyorum. sonbahar, okulların da başlamasından mıdır nedir, hep yeni başlangıçları çağrıştırır bana. belki de eşimle tanışmam, nişanımız ve evliliğimiz hep bu mevsime denk geldiğinden dolayı..hep yeni başlangıçlar ve ilkleri yaşatarak uğurlu geldi bana sonbahar :) darısı diğer bekarların başına :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin.. diyorum öncelikle. :)
      Büyüsü sizin için hiç bozulmasın İnşaallah, sonbaharın.
      Evet, belkide ben birşey yaşamadığım için bana değişik görünmüyordur bu mevsimler olsun, aylar olsun. Olabilir yani. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…