Ana içeriğe atla

Hayalleri Askıya Almak

Zor bir karar. Hayalsiz yaşamak..
Bilmem, belki de bana zor geliyor. Sanki hiç yok mu hayaller kurmadan yaşayan birileri. Vardır elbet.

Hayalsiz nasıl geçer ki gün?

Sabah kalktığımız vakit, gün nasıl geçecek sorusu, en basit bir hayal işte. İyi geçmesini hayal ederiz. Sorun çıkmasın isteriz. İstemek belki de hayal etmek.

Sahi hayal dediğimiz şey, kime göre hayal. Hayal ne? Hayal perest ne ya da kim?

Bugün istatistiklerimde vardı buna benzer bir kelime. Hayal perestin kelime anlamı nedir, diye yazıyordu.

Hayalperest hep hayaller mi kurar? Hiç gerçeklik yok mudur ki hayatında. Hani denir ya, gerçekler bir tokat gibi patlar yüzünde. Kaç hayalperest, ömründe kaç tokat yemiştir, saymış mıdır hiç?

Saysa şayet, hayalperestliği gider mi?

Saymasa ne değişir?

Hem belki tokatlana tokatlana, tokatlaması öğrenir de, az biraz gerçekçi olur bir hayal perest daha.. Amaç da o değil mi zaten? Sahi o mu amaç? Bilmem.

Hayaller askıya alınır mı? Hayal kurmaya ara vermek diye birşey var mı mesela?

Bir hayalperest, kaç tokat sonrası acısını anlar? Anlar ve askıya alır artık hayallerini.

Ya cidden bir yük ise hayaller, insanın omzunda. Ve yorulmuşsa insan artık o yükün altında. O yük, o tokatlardan daha fazla canını yakıyorsa.. vazgeçmek doğru karar olmaz mı?

Bir hayalperest eksilse şu hayattan, bu kaç hayalprestin umrunda olur ki? Kaçı bilir, birinin eksildiğini.. anlarlar mı birbirlerini, aynı dünyanın  farklı insanları?
Bence anlamazlar.

Hayaller belki birdir ama kuran farklıdır, kurduran farklıdır.. kuruşlar hep farklı farklıdır..

Hayaller yük değildi belki de, onu yük yapan, sadece kuran kişi idi. Ki bu satırları yazarken bile kaç hayale daldı..

Yorumlar

  1. Bir blogger dostumuzun bugün hayalinin gerçekleştiğine şahit olduk. Gerçekten önce inanmak, sonra umudunu hayallerle süsleyerek istediği yere gelebilmek mutluluğu..

    Hayatta iyi şeyler de oluyormuş. Bunu sizinle paylaşmak istedim.

    http://asahhara.blogspot.com/2013/01/cunku-inanmak-mucizedir.html

    YanıtlaSil
  2. hayalle ilgili çeşitli deyimler mevcut tabi :)

    hayal kurmak iyidir, manyaklık dozuna vardırmadıkça.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) O tozu da nasıl ayarlasak da ayarlasak ki..
      Benim o doza yakın hayallerim vardır mesela. yani kendimce öyleler. :)

      Sil
  3. ay yapmaaa.
    sakın ara vermeee askıya filan alma.
    :)

    YanıtlaSil
  4. Hayalsiz yaşanmaz ama hayal kurayım derken de gerçekliği kaybetmemek lazım galiba...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Gerçekleri unutmamak lazım. Es geçmemek lazım. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…