Ana içeriğe atla

Hediye Almak ya da Almamak.


İşte tüm mesele bu.

Alacağım dersin, ne alacağını bilemezsin. Günlerce onu mu alsam bunu mu alsam, onu beğenir mi yoksa bunu mu beğenir.. diye bin türlü dertle dolanırsın.

Sonunda alırsın da, derdin bitti sanırsın. Şimdi de beğenir mi derdi yer içini. Hediyeyi verip, beğendiğini görmeden, sana gün yüzü yoktur.

Bir gerçek vardır. O gerçekte, bir kıza hediye almak, bir erkeğe hediye almaktan kat kat daha kolaydır. Bu gerçek ta küçük çocukken başgösterir. Kız çocuğuna öyle çok hediye seçeneği vardır ki, iş, erkek çocuğuna gelince, karşına hep araba çıkar. E evde araba koleksiyonu varsa arabadan başka bir seçenek düşünmen lazımdır. Ama ne? İşte sorun başlar. Ama bu hediye sorunu erkek büyüyüp, dede sıfatına kavuşunca biraz olsun azalabilir. O yaşta hediye beğendirmek kolay olur. Zira sadece düşünmek bile yeterli olur onlara.

Ama işte o ikisinin evresindeki dönemde, resmen ananız ağlar.

İşte bende burada size bir erkeğe, hazır tivit bile 14 Şubat havasına girmişken, ne hediye alınmaz onu deyivereyim.

Araştırmaya göre, bir erkeğin sevmediği hediyeler içinde, spor salonu üyeliği hediyesi yer alıyormuş. Bak hele bak. Paranın bolluğuna bak. Kalkmış adama üyelik hediye ediyor. Amma bunu erkek kendine hakaret olarak görüyormuş, demedi demeyin. Sanmayın ki parası yüzünden. Hayır.. bu hediyenin altında, acaba beni şişman mı görüyor bu kız da, bana böyle bir hediye veriyor, düşüncesi mi yatıyor ki, diye geliyormuş aklına. Doğru yani doğru. Bak canım sen göbek mi yaptın ne, spora git bir gel bakayım, demenin kibar yolu. Yahut, ben öyle şişko ve göbekli adam sevmem, erkek dediğin sportif olur, demenin başka yolu. Yani bu hediyeyi boş geçin. Zaten parasına yazık. Artı, romantiklikle ilgisi yok.

İkinci olarak, bir erkeğe alınmayacak bir hediye de, kişisel bakım ürünleri. Onlarda erkeğin aklına beni beğenmiyor mu, sorusu getirtiyormuş. Hoş, bir kıza da alsan aynı şeyi düşünür. Sen kalk bir kıza akne temizleme jeli al bakalım neler oluyor. Hakaretin daniskası. Mahkemeye kadar gider bu iş. Öyle böyle değil. Al o kremi sür direk o insanın yüzüne, haktır.

Neyse..

Zaten bir kıza alınacak hediyeler boldur. En olmadı, gider bir peluş oyuncak alırsın canım. Allah Allah..

Erkeğe ise hediye olarak ne alınır, diye sorarsanız, ne biliyim ben. Kelin merhemi olsa.. Ben daha 10 yaşındaki yeğenime ne alacağımı bilemiyorum. Ki erkek evet, yeğenim erkek. Bu gidişle almamayı bile düşünüyorum.
Özetle demem o ki;
Her ne kadar erkekler, hediye konusunda kadınlardan daha az beklenti içinde olsalar da, bana göre, bir insan hediye aldığında çokca sevinir. Arada sürpriz yapmak lazımdır. Tabi öyle üyelik falan hediye etmeyin haa..

Yorumlar

  1. bana oyuncak ayı alırdılar genelde, "neden?" diye de hiç sormadım bak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek ki başka seçenek bulamıyorlarmış. :)

      Sil
  2. yani dusuncesi yeter insanin onu dusunerek bisey almasi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi? çok da beklentiye girmemek lazım.

      Sil
    2. bencede katiliyom :)zaten hediyeyenin buyuklugune bakipta sevinmek aslinda onun dusuncesine mutlu olmuyosun ki o hediyeyi aldigi icin mutlu oluyosun demektir :/

      Sil
    3. Kocaman hediyeyi görünce de insan tepkisiz kalmaz ki. :)

      Sil
  3. Al çocuğu yanına nereye istiyorsa oradan istediğini alıver.
    bırak o düşünsün acep ne aldırsam diye :)
    ama aklı kesin ötekinde kalır :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Yok yapmam. Yapamam.. O kadar param yok. :)

      Sil
  4. hah haaaaa hepsi doğru galibaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Kimse de yalan demedi çünkü. :) :)

      Sil
  5. 14 Şubat yaklaşırken yarama tuz bastın :( Gerçi ben sevgililer günü hediyesi değil doğum günü hediyesi alacağım ama..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim amacım sadece yardımcı olmaktı.. :) :) O daha manalı.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…