Ana içeriğe atla

İçimden Geçti Bunlar.


Akşam İntikam dizisi için, sevdiğim ve her hafta anneme inat izlediğim Rizzoli'yi izlemedim. Hafif bir pişmanlık var esasında. Bilmiyorum. Dizinin pragmanında ben elimi kirletmeyi seçtim diyor ya, yahu bende birileri ölecek diye bekliyorum. Gitti adama gaz ilacı içirdi. Kadının arkadaşıyla arasını açmış oldu. Oldu bitti. Kadının üstünü çizdi. Pehh.. Beğenmedim. Daha bir aksiyon beklerdim. Şimdi daha ne olsun, kadının oğlu vuruldu derseniz, ben o kısmı pek çözemedim.
Birde Tuğba Büyüküstün'ün 20 dakikasından daha uzun soluklu olur. Bunu da belirtmem lazım.
Neyse...

Birde bizde sakıncalı olan şeyler, yasaklananlar daha popüler olur. Değil mi? Bende şu Şeker Portakalı ve Fareler ve İnsanlar kitabının sansürlenerek yasaklanmasını iyi buluyorum.

Hopp.. hoppp.. bir saniye hemen saldırmayın. Durumu izah edeyim.

Şimdi... bu haberler ile birlikte unutulmuş iki kitap gündeme geldi değil mi? Çoğu kitabı okuyanda tekrar okuma isteği, okumayanda da bir merak oluştu. Eminim ki kitapçılarda kitapların satışı artmıştır. İşte bu sansür ve yasağın böyle iyi etkisi oldu bence. Okumayanlar okudu, okuyacak. Aileler çocuklarına inadına okutacak.

Acaba diyorum. Bu olayı başlatan belki de tüm bunları düşündü de yaptı. Baktı ki, bu güzelim kitabı artık kimse okumuyor. Ben ne yapsam da yapsam, şu kitabı gündeme getirsem dedi. Ve en can alıcı noktadan bombayı patlattı.

Dünden beri, tepkileri görünce aklıma bunlar geliyor. Herşey ortada, yasak yahut sansür kelimesi, herkeste o kitaba karşı bir sempati oluşturdu. Belki adını bile hiç duymayanlar kitabı merak edip, okumaya karar verdi. Dedim ya, biz ülkecek, yasağa meyilliyiz. Yapma denileni yaparız.

İyi oldu bence bu olay. Şeker Portakalı kitabına yaradı bu gündem. Kim ne derse desin.

Ve biri bana desin ki, benim sırtımı, giydiğim kazağın şapkasının  ağrıtmasının nedeni şudur. Geçen de panço giymiştim. Yine ağrımıştı. Sanki sırtımda yüz ton yük taşıyorum, mübarek. Öyle bir ağrı yapıyor. Yorgunluk veriyor. Akşam kazağı çıkarınca farkettim, onun yaptığını. Ben ki, ağır çanta bile taşıyamayan bir insanımdır ama bu kadarı da fazla geldi. Acaba bende yalan dünyadaki yönetmen gibi omurgasız mıyım ki... :D

Yorumlar

  1. Twitter niye açılmıyor.. bir bilgisi olan ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hacklemiş olabilirim,
      öyle birşeyler yaptım sanırım, galiba, emin değilim...
      sarhoştum, olmayada bilirim,
      hatırlamıyorum :)

      yaw bu tiwit neydi :D

      Sil
    2. :D gelmedin gelmedin, pir geldin tivit çöktü mü yani.. vayyy..

      Sil
  2. Allah seninde cezanı versin emi :):) kendi kendine yorum yapan özel insan seni:):) Tivitim yok ki bilmiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :) Konuya yazacaktım da unuttum. Sonra paylaşayım derken aklıma geldi.

      Sil
  3. Annelere inat dizi izlenmez,
    taş olursun taş :D

    YanıtlaSil
  4. yasak delmek için güzel bir yasak bu kitap yasaklama ;)

    YanıtlaSil
  5. Bu kitapları şu ana kadar okumamış olanlar için üzgünüm. Neyse ki bu yasak eğilimi bile "ters psikoloji" etkisi göstererek okumayanların da okumasını sağlayacak. (En azından bi kısmının.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Az olsa bile o da birşeydir. :)

      Sil
  6. ilahi omurgasız ha.
    :)
    o zamaaaan evet bütün kitaplar yasaklaansın sahiden yaaaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Hala arada ağrıyor..
      Yok hepsi bir anda olmasın. Tek tek.. :) :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…