Ana içeriğe atla

Korkak Uyuşuk Hayalperest


Bu koskoca kız (yaşımı tekrarlatmayın bana şimdi), küçücük çocuklardan fena korktu, fena.

Aslında bu korkunun nedeni, küçüklüğünde yaşadığı bir olaydır. Onu da belki anlatırım. Şimdi dünkü olaya geçelim.

Akşam olmuş, mesai bitmiş, ben çıkmaya hazırlanıyorum. Patron önceden çıkmıştı, tek başıma idim. Tv de açık, bir yandan çıkmaya hazırlanıyorum, bir yandan gözüm onda. Bakarken birden gözüm dışarıya takıldı. Bir çocuk, elini uzatmış öylece duruyor. Yanlış olmasın, hareket yapmıyor, el açmış sadece. Baktım, bir daha baktım. Kafasında da şapka var. Bir an yeğenim bile sandım çocuğu. Camda, dışarıdan içerisi görünmesin diye film var. İşe yarıyor mu diye sorarsanız, pek yaramıyor. Işıkta görünüyorsunuz. Neyse.. Sonra dedim bu benim yeğen değil. Elimle yok yok işareti yaptım. İşime döndüm. Bir daha baktım, başka bir çocuk daha çıktı piyasaya. Bu arada yaşları ya 7 ya da 8, çocukların. Baya küçükler yani. Ama onu bana anlatın bir de.  

Sonra sesleri kapıdan gelmeye başladı. Bende toparlandım çıkacağım. Açtım kapıyı, dikildiler önüne ikisi de.

“sabahtan beri bir şey yemedik.. “ diyorlar.

Yok dedim. Çıkıyorum bende dedim. Işığı kapadım. Yok, onlar kıpırdamıyorlar. Sesleri de mır mır çıkıyor, bir sabah beri yemek yemediklerini anladım. Hadi çıkıyorum bende dedim. Hala duruyorlar. İşte o an ben korkmaya başladım. Gerçi kapıdan seslerinin gelmeleriyle başlamıştı bende korku.

Kapıda durmuşlar, birbirlerine bakıyorlar. Bana bakıyorlar. Ve artık konuşmuyorlar da. Ben içimden dualar ediyorum. Etrafta kimse yok. Çantam hemen önümde asılı, gözlerinin dibinde. Resmen korkuyorum ama onlara belli etmemeye çalışıyorum. Sonra hadi hadi dedim, hareketlendim de, onlarda yol verdiler. Dışarı çıktılar. Normalde kapı önünde, kapıyı kapatınca anahtarı alırım çantadan. Bu sefer, onlar görmeden çantamdan aldım anahtarı. Dışarıda az beride duruyorlar öylece. Kapıyı kapadım. Anahtarı direk cebime attım ve kendimi de yolun karşısına attım. Ve karşıdan gelen kadını görünce de bir sevindim ki, inanmazsınız. Az ilerleyince yine döndüm baktım, binanın yanında yan yana durmuşlar, konuşuyorlar.

Az ileride karşıya geçtim, yine baktım baktım, göremedim. Evime geldim.

İlkokul 4.sınıfa giderken de, yolda benden biraz küçük bir çocuk yolumu kesmişti. Gitmek istediğim de elindeki ince dal parçası ile elime vurmuştu. Elim kabarmıştı. Adımı sormuş, söyleyince de tamam git deyip, gitmeme izin vermişti. Bir daha da o yoldan okula gitmediğimi hatırlıyorum.

Resmen tırsıyorum çocuklardan. Top oynayan çocuklardan bile korkarım. Yani yanlarından geçmeye. Top gelip bana çarpacak diye. Çünkü küçükken kafama top yedim ben. Hala korkarım.

Geçmez bu korkular geçmez.

Yorumlar

  1. Çocuklardan korkulmaz mı hiç? Küçük canavar onlar. Bir tanesi neyse de birleşince delleniyorlar adeta. Çocuk gördün arkana bakmadan kaç! :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen aynen. Deli cesareti oluyor birde onlarda kanımca. Ya da cahil. Neyse artık. :)
      Haklısınız kaçmak en iyisi. Bende genelde öyle yapıyorum zaten. Ama dün akşam iyi yakaladılar beni.

      Sil
  2. :) benim de başıma buna benzer bi olay gelmişti. çocuklar bir araya geldikleri zaman küçük insanlar ordusu kuruyorlar ve büyüklere savaş açıyorlar galiba kendi çocuk dünyalarında.
    ama bi gerçek var galiba şimdiki çocuklar bizim zamanımızdaki çocuklar kadar saf değiller galiba yaa. daha fazla hinlik düşünüyorlar galiba.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir. :)
      Gerçi ben küçükken de yaşadım, yol kesme olayını ama. Şimdikiler her yönden ileriler ama.

      Sil
  3. ama hic dokunmuyorlar....

    bir care bakan gozlerin brak kanasin gucune gittsin sarkilar.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sopayla temas kuruyorlar. :)

      ....

      Sil
    2. :) Anladığım kadarıyla cevapladım. O ne demek ya.. demek istedim ama demedimdi.

      Sil
  4. bende de var benzer bir korku..seninki gibi küçüklüğümden kalma bir korku galiba :) topa vuracakları yerde parmağıma vurunca çocuklar, elim yaklaşık 1 ay alçıda kalmıştı daha ben bir minnakken :) o yuzden önümden hızla bir top geçince irkilirim hep :) buarada bloğumda mimlendin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. uff.. Sizinki baya kötü olmuş. Bende bayılmıştım. Allahtan yanımda annem vardı da kucağına düştüm. :) İnsan korkuyor elinde olmadan. Bana tekrar çarpar mı korkusunu atamıyorsun içinden.
      Tamam bakıyorum. :)

      Sil
  5. yaşını tekrar etmediğin için okumadım yazını, banane :)

    YanıtlaSil
  6. hem çocuklardan korkulur tabi ama bununla ilgili bi tedavi görebilirsin. şaka değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Söyliyim şimdi, okuyun. Olma mı?
      Teşekkürler, ama herhalde galiba sanırsam o kadar değil. Değildir İnşaallah..

      Sil
  7. Çocuklar bizim canımız,
    sevelim onları, masum saf ve temizdirler... :D
    başka anlatacak güzel sözlerde bulamadım yaw...

    Şu küçük yaramazı da şimdi görsen tanır mısın?
    göster bana, kopartıp kollarını onlarla döveyim onu :D

    şimdi çocuğun başına birşey gelse benden bilinmez dimi,
    çok tehditvari oldu gibi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demiştik.. kanıt yok. delil yok. :D
      Bilmiyorum ki, tanıyabilirim de tanımıyabilirim de.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…