Ana içeriğe atla

Lady Uyuşuk Hayalperest Der ki;


Nasrettin Hoca'nın bir lafı vardır, parayı veren düdüğü çalar. Artık para ile saadet bile oluyor, lady yahut lord niye olunmasın ama değil mi?

Şimdilerde 5bin civarı lord ve lady'miz varmış artık bu güzel ülkemizde.

Basmışlar parayı, basmışlar parayı, almışlar ünvanı arkadaş. Yalnız benimki beleş. Öyle uygun görüldü. :)

Olay bu kadar basit ama şahsen anlamadığım bir husus var bu olayda. Bir insan niye lady yahut lord olmak ister, parasını verip. Burası İngiltere mi? Yoksa bir ilçesi, köyü, bucağı falan mı? Var mı böyle bir şey acaba?

Yok.

Bu parası ile kazanılan, haklı ünvanların eminim ki sahiplerine kazandıracağı birçok artısı olacaktır. Yoksa bu kadar insan deli değil, divane değil. Kazanılan artılarda bu haberde şöyle açıklanmış.

Anacığım, peki kim bunlar, bildiğimiz, tanıdığımız birileri var mı bu 5binin içinde.

Var efenim, var.

Kenan Doğulu ve Beren Saat ikilisi var örneğin. Sayın lord ve lady'miz onlar artık. Bir de evleniverseler var ya, tam olur. Bananeyse artık.

Ayrıca Deniz Seki ve Tolga Karel de bu ünvanlardan alanlardan, der, huzurlarınızdan ayrılırım efenim.

Yorumlar

  1. belki ilerde bozdurunca para eden bir şeydir, ondan alıyorlardır :)

    YanıtlaSil
  2. Bizim gibi basit halkın anlamadığı işler dönüyor bence. Ortaya çıkar bir yüz yıl sonra sanırım. Ya da 2023'de. Mühim bir tarih ya o da. Ne planları varsa o tarihe artık bilemem.

    YanıtlaSil
  3. İnanamadım, yazıyı tekrar tekrar okudum. Ben onlara sadece pabucumun lordları ve ladyleri diyorum. Burhan Altıntop misali:)

    YanıtlaSil
  4. Belki büyüyünce lady olmak istiyorlardı,
    çocukluk hayalleri gerçek olmuş işte,
    ne kadar güzel :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D benimki de gerçek oldu...

      Sil
    2. ne saadet... ne saadet... :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…