Ana içeriğe atla

On Üç mü Yoksa Dört mü ? 13 - 4

Sizce hangisi daha uğursuz ? Ya da şöyle sorayım. Hangisi daha masum ya da şanslı duruyor?
Yarın 2013'ün ilk 13 lü günü. Allah'tan cumaya rastgelmedi. Napardık o zaman. Demiştim hatırlarsanız, şu 13 ile ilgili uğursuzluk sorunsalı yaşayan kişilerin halleri şimdi nice  merak ediyorum.
Bugün de 4 rakamını uğursuz sayan bir ülke varmış, onu öğrendim.
Tayvan ve Çin.
4 rakamının ya okunuşu ya da yazılışı galiba, onu şimdi hatırlamıyorum, ölümü çağrıştırıyor diye, kullanılmıyormuş.
Mesela binalarda 4 nolu daire yokmuş. Asansörlerde 4. kat olmazmış. Bildiğin yok yani. Hastanelerde bile. Adamlar 4ü yok etmişler. Direk 5e geçmişler. Otoparklarda 3ten sonra bildiğin 3 buçuk geliyor. Sonra 5.
Komik geliyor şahsen bana.
Rakamlardan şans beklemek kadar manasız. Belki de saçma. Ama insanlar inanıyor. Hatta koca ülke inanıyor buna.
Evlerin 4. dairesine kimse oturmuyormuş. Genelde ülke dışından gelen yabancılar tutarmış o daireleri. Çünkü ucuza verirlermiş.
Tamam binanın 4. dairesine oturmazsın  da, 4.katını da yok sayamazsın ki. Teknik olarak o katta oturuyorsundur, o bina 5 yahut üstleri bir kat sayısına sahipse. Öyle değil mi? Madem 4 takıntın var, binalarını hep 3 katlı yap gitsin. Enden geniş tutarsın, boydan değil. En sağlamı öyle olur anacığım. Siz beni dinleyin.

Ve 8 ve 9da da bir uğur falan olduğunu düşünüyorlarmış. Bunun nedeni de yanlış hatırlamıyorsam, şans kelimesini mi ne çağrıştırdığı için. O zaman binaları niye yüksek tuttuklarını çözdük. 9da oturmak için tabiki de. Ama 4ün uğursuzluğunu pas geçmemek lazım bence. En iyisi enden geniş tutmak her binayı.

Bakın hatta kimliklerde bile iki tane 4 rakamını kullanmak yasaklanmış. Kimse istemediği için. Bir kadın yeni doğan çocuğunun kimliğinde peşpeşe 3 tane 4 rakamına itiraz etmiş, mahkemeye vermiş ve kazanmış. Zaten ondan sonra bir tane olacak diye yasa çıkmış ülkede.

Sizin hiç oldu mu böyle ince ve şaşılacak rakam takıntınız? Bir rakam cidden bu kadar korkutucu olabilir mi yahu? Hiç aklım ermiyor inanın. Eren varsa izah etsin bana da.

Yorumlar

  1. olmadı galiba ama takıntılı da sayılmam aslında :)

    YanıtlaSil
  2. bazen soruyorlar uğurlu sayın ne diye onu bile bilmiyorum yahu

    YanıtlaSil
  3. Benim rakamım "16" dır. Blog resminde de yerini almıştır.

    YanıtlaSil
  4. Emir Begit ve Emrah Ateş, benimde hiç olmadı. sayı uyumlarını severim ama uğurlu saydığım bir rakam hiç olmadı. :)
    Profösör, sizinki 13'e rakip. :) :)

    YanıtlaSil
  5. heheheh:)
    o ülkede piyango loto faln varsada güzel :)
    1 rakam olmadığından şans biraz daha artar
    diye düşündüm bi an :)

    misal
    12356789
    sayarken bile komik :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet piyangoda 4 rakamı ile kazansalar ne olurdu acaba? Kesin o parayı da almazlardı. :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…