Ana içeriğe atla

Sevgilinin Boy Kompleksi Olmayanı mı Makbuldür?



Öncelikle kendi adıma söylemem gerekirse, boyumla ilgili bir takımtım yoktur. Yanımda benden uzun birisi dursa, hiç rahatsız olmam. Ben bu halimle mutluyum.

Şimdi bu yanımda durma olayı, yanımda sevgili olarak olsa da değişmez.

Ama ben kızım. Elbetteki sevgilimin benden uzun olması isterim. İsterim yani. Ama işte, gönül bu. Kime nasıl konacağı belli olmuyor ki.

Misal, cafede karşında oturuyor biri. Bakışıyorsunuz. Ki o anda da oldu bir etkileşim. Olacak ya işte. Kalktı masadan, geldi yanınıza. Tabi sizin aklınıza şöyle bir süzmek geliyor ama farkına varmıyorsunuz tabi o an. Sonra beraber kalkıyorsunuz masadan ki, ahanda gerçek yüzüne tokat gibi çarpıyor. Erkek sizden kısa. Ya da şöyle diyelim. Kız sizden uzun.

Naparsınız?

Olmaz bu iş. Bitti, gitti.. herkes yoluna mı dersiniz? Yoksa varsın uzun/kısa olsun farketmez. Ben bulmuşum anam hayatımın aşkımı mı dersiniz?
Tamam siz öyle dediniz ama karşınızdakinin,  hiç ama hiç umrunda değilse bu durum. Vazgeçmiyorsa. Aslında sizinde gönlünüz var ama işte sırf kısa diye yürümez, yapamam diye mi düşünürsünüz? Yoksa herşeye rağmen bir fırsatı hakeder mi? Ya da kafadan bitirmeli mi?

Geçen gazetede okudum bu mevzu ile ilgili bir yazı. Varmış ünlüler arasında da böyle çiftler. Maalesef ilişkilerini dedikodular yıpratıyormuş. Misal erkeğe, sevgilisi için annen mi diye soranlar çıkıyormuş.
Ve sonrasında o soruyu soruyor yazar: Kim, yanında annesi gibi durduğu birini sevgili diye ister?

Soru çok acımasız bence.

Çift mutlu ise, kimseye laf düşmemeli. Öyle değil mi?

Ama işte öyle olmuyor. Millet ağzında sakız yapıyor. İlişkileri yıpratıyor.

Bir gerçek  galiba şu detay. Erkek kendinden kısa bir kadınla ilişkisini rahatlıkla yaşıyor. Baya bir farka rağmen. Ama kadın, kendinden kısa sevgilisi ile rahatça dolaşamıyor bile bu dünyada.

Lafımı tekrar ediyorum. Her iki taraf sorun etmiyorsa, kimseyi alakadar etmemeli bu durum. Fesatlığın luzümü yok.

Yorumlar

  1. Doğru... Çok haklısın. Ben kısa boylu olmama rağmen her zaman uzun boylu birini hayal etmişimdir. 1.80 ve üzeri. Hayalle kaldı öyle... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mana verme başına gelir denir ya, acaba böyle çiftlere mana mı versek de geliverse başımıza.. :) :)

      Sil
    2. Bence de haklısın. Denemek lâzım. :))

      Sil
  2. bu sağdaki fotoğraftaki şahısları tanımadım ama resim baya üzücü :) beni ilgilendirmez tabi ama ...:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ. Yani kadının kısa olduğu resim değil mi?

      Sil
  3. kısa boylu kızlar uzun boylu erkekleri kaptığı için kendisine kendinden kısa erkek adaylar kalan biriyim, herkes boyuna göre bulsun pliz ya :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerekli yerlere herhal iletilecek. :) :)

      Sil
  4. Kalpler bir olsun diyenlerdenim birde aa şurası önemli karakter olsun hem kadın hem adam :)
    Yoksa gerisi fasa fiso

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. O birliği kurabilmek önemli. Dağılmayacak bir şekilde hemde. :)

      Sil
  5. Bi espiri vardı kızın boyu 1.50 hayal ettiği erkek 1.90 :) aman aman

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) O fazla imiş. Yarım metre neredeyse.. Biraz uzun olsa kafi. Diğeri anne gibi görüntü, tersi baba, abi gibi görüntü arzeder yani. :D

      Sil
  6. aman erkek uzun olsun tabii.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) De mi? Şöyle bak bak için açılsın.. Ama yukarıda da dediğim gibi, baban abin gibi de durmasın yanında. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…