Ana içeriğe atla

Değişiklik ... ?


Bu yazıyı sola değil sağa hizalı yazmalı. Maksat değişiklik olsun. Mesela saatlerde bir değişiklik yapsın. Onlarda sola doğru ilerlesinler. Ama şimdi ramazan, kafalar karışır şimdi. Onlar normal akıp gitsin.

Arabalar ileri değil geri geri gitsin. İnsanlarda. Zaman geri gidemiyorsa, biz gidelim. Ama bize gerici demesinler. Doğayı seviyor, organik takılıyor desinler.

Telefonlar geri gitsin. Bir tek kulübelerde kalsın. Biri ile konuşmak için, iletişime geçmek için yüzünü görmeye ihtiyacımız olsun. Sırf işimiz düşünce çalınmasın kapılar.

Ve bir gün güneşte bize uyar, doğudan değil, batıdan doğar. Ve her şey bitti derken, asıl başlangıç başlar.

Yorumlar

  1. Amin :) Değişiklik iyidir, renk katar...

    Şu kısma özellikle katılıyorum: "Telefonlar geri gitsin. Bir tek kulübelerde kalsın. Biri ile konuşmak için, iletişime geçmek için yüzünü görmeye ihtiyacımız olsun. Sırf işimiz düşünce çalınmasın kapılar."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Hep renk katan değişiklikler olsun hayatta. :)

      Sil
  2. Güneş batıdan doğarsa bir gün; kıyamet kopmuş demektir bizim için... :(

    YanıtlaSil
  3. batıdan doğduktan sonrası yok diye biliyorum, kıyamet...

    YanıtlaSil
  4. ha belki o kıyamet yeni bi başlangıç olur. yok "belki" değil, öyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıyameti vurgulamak istedim bende orda. :)
      En güzeli olsun herkes için o başlangıç.. İnşaallah..

      Sil
  5. Değişiklik güzeldir ama hepsi birden nasıl olur bilemedim şimdi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Telefonlar ve organikliğe dönelim tamamdır aslında. :)

      Sil
  6. aaa sahiden neden olmasıın.
    :)

    YanıtlaSil
  7. Geriye giden ve yeniden başlayan bir hayat, neden olmasın..
    :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…