Ana içeriğe atla

Park, Çocuk ve Kuşlar.


Ben yine oturmuş parkta oynayan çocukları seyrediyorum. Parkı dün temizlediler. Kumunu yenilediler. Şimdi çocuklar o kumda çıplak ayak neşe ile oynuyorlar. Parkın tenha olduğu sabah saatlerinde de kuşlar geliyor. Kumda onlar oyun oynuyorlar. Onları izlemek de çocukları izlemek kadar keyifli. Kaplamalı bir parka hangi kuş gelir ki...
Şimdilerde her park, kum yerine kauçuk kaplama ile kaplı. Yani ha betonda oynamış, ha orada.
Peki hangisi daha iyi sizce?
Kum olması mı yoksa kaplamalı olması mı?
Seçme şansımız olsa hangisini seçeriz?
Çocuklar kumla oynamayı çok severler. Denize gittiklerinde yaptıkları tek iş kumla oynamaktır değil mi?
Ama parklar bizimki gibi kumlu kalmıyor artık. Çoğu kaplamalı oldu. Yenileri zaten direk öyle yapıyorlar.
Bence kum olması daha iyi. Hem çocuk düşerse canı çok yanmaz. O sert zeminde düşse canı yanar.

Peki sizin fikriniz ne? Kum dolu parklar mı yoksa kaplamalı park mı?

Yorumlar

  1. Kum kum :)
    Ama artık kum oynayan çocuk da kalmadı. Eskiden parka giderken biz kum kovamızı, küreğimizi alırdık yanımıza, öyle heveslenirdik. Kale yapmaya çalışırdık. Şimdi her şey tekno, her şey kapalama, her şey "aman çocuğun bir yeri kirlenmesin" ve her şey başka :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etrafta kumlu park kalmadı da ondan. :) Çocuklar napsın..

      Sil
  2. parklar olmasın hepsini kaldıralım, çocuklar da oynamasın baane. ben oynadım mı parkta ki çocuklar oynayacak. park yasağı istiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya.. Çocukluğumda bir kere parka gittiğimi bilirim. :D onda da canımı yakmıştım, kaykayda.
      Ama kalsın parklar ya.. :)

      Sil
  3. Kum çok güzel ki yahu niye öyle sert şeyler yapıyorlar sanki. Kumdu topraktı çok oynadım ben çocukken gelecek nesillerinde oynamasını isterim ama gidişat oy oy.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimbilir niye yapıyorlar...
      gelecekte kum dahil toprak kalmayacak gibi.
      :)

      Sil
  4. Bizim sitede de parkımız kum kaplı ve zemin değişimini ilk talep edenlerden biri benim. Kum zemin yazdığının aksine üzerine düşüldüğünde çok daha fazla yaralanmaya sebep oluyor. Sonra çocukların gözlerine kaçma riski var ve farketmeden kaçırdıklarında korneaları bile çizilebilir. Bir de bizim sitemiz de çok kedi var, hepsini seviyorum ama o kuma tuvalet ihtiyacını gideriyorlar . Kızım üç yaşında onu kedilerden daha çok seviyorum. Farketmeden onların dışkılarını eleyip ağzına götürüyor, daha küçük çocuklarda bu risk daha da artıyor.

    Bu yüzden kauçuk yumuşak zemin, benim tercihim..
    Sevgilerimle
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim burada da öyle düşünenler var. Kaplama olsun diyorlar ama belediye başkanı kum yararlı diyor, değiştirmiyor.
      sizinki de öyle düşünüyorsa değişmez, hiç beklemeyin. :)

      Sil
    2. Uyuşuk Hayalperst

      Bizim parkımız oturduğumuz sitede ve bu zamana kadar yönetim tıpkı senin bahsettiğin gibi düşünüyordu. Onların küçük çocukları yok pek tabi..

      Ama gün geldi devran döndü. Bu seçimlerde ben yönetici yardımcısı seçildim ve ilk aksiyonum parkı değiştirmek için girişimde bulunmak oldu. Bayramdan sonrası için yapacak firmayla anlaştık.

      Gölgelerin gücü adına, güüüüçç ben de attık!!! Heheheh şaka tabi. Haksız bir şey için direnmez mevzu bile etmezdim ama Aması yok işte canımcım. Sonuç mutlu son...

      Sevgilerimle
      :)

      Sil
    3. Sevindim o zaman. :) Hayırlı olsun.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…