Ana içeriğe atla

Saatiniz Kaç?

Dün sabah gelirken, önümden giden kadının kolundaki saati dikkatimi çekmişti. Kocamandı. O büyüklüğünden olsa gerek uzun kollu giysinin altında kalamamış. Şimdi düşününce saatin büyüklüğüne takılmışım, sağ kolunda olduğunu farketmemişim.
Evet, genelde insanların saatlerinin hangi kolunda olduğu dikkatimi çeker.
Saat kullanımı bence kişiden kişiye değişiyor. Hatta hiç saat kullanmayanlar var, saatsiz yapamayanlar da.
Saatlerini devamlı kullananlar da var. Sadece dışarı çıkarken takanlar da.
Hatta kıyafetine göre saatini değiştirenlerde mevcut.
Şahsen, saatimi sadece banyo sırasında çıkaranlardanım. Hep kolumdadır.
Küçük saatleri severim mesela. Büyük ve bissürü zımpırtısı olan saatler ilgimi çekmez. Zaten hepitopu bir saatim var.
Bir de saati takma şekli vardır. Genelde saat üstte takılır. Resimdeki gibi. Ama ben içe doğru takarım. Başkalarında bu detayda genelde dikkatimi çeker.
Sadece saat ama ne çok değişik tarzı var değil mi?
Herhalde tek aksesuarımın saat olmasından kaynaklı, insanlarda da saatler ilgimi çekiyor.
Siz saatinizi nasıl ve ne şekilde kullananlardansınız?



  

Yorumlar

  1. ben hiç ama hiç saat takamam

    denedim denedim olmuyo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimkinin şu an pili bitik. Çantamda duruyor. Ama alışamadım, koluma bakıyorum hep saat kaç diye. Ama eskiye yani yıllar öncesine göre o kadar aramadığımı farkediyorum. Ama yine de yokluğunu hissediyorum. Varlığı hoşuma gidiyor. :)
      Şiir gibi konuştum. :):)

      Sil
  2. Sol koluma ve içte takarım. Eskiden hiç çıkarmazdım lakin bu sıralar aklıma gelirse takıyorum. Aksesuar olarak düşünmedim hiç ve benimde iki tane var birbirlerine de benzerler. Küçük metal kordonlu zarif :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aksesuar derken, kullandığım tek eşya o diyebilirim. Yüzük, küpe kolye.. gibi eşyalarım yoktur. Onları kullanmam. Bir tek saatim vardır. Sanırım takı demem lazımdı. :)
      Metal kordon iyi evet, diğerleri çabuk eskiyor, devamlı kullanınca.

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. :) Blogdaşlar arasında kullanmayanlar çok çıkacak galiba. Öyle bir his kapladı içimi. :)
      Yoksa erken mi..

      Sil
  4. efenim bben de kıyafete göre, kocaman saat takanlardanım; sağ koluma...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. içe mi dönük yoksa dışa mı ? :)

      Sil
    2. içe dönük mü? böğğğğğ ...

      tabi ki dışa dönük :)

      Sil
    3. oyyy, yukarda biri içe dönük takarım demiş, yeni gördüm :)) çok pardon...

      Sil
    4. :) :)
      Kişisel fikirdir, bir şey diyemem. Bana da dışa dönük tuhaf geliyor. :)

      Sil
  5. ben çoğunluk gibi sol koluma takarım
    saat kolumun üst kısmında kalır
    saat benim için çok önemlidir bu sanırım zamana bağlı işleri çok yapmamdan kaynaklanıyor
    saat olmadan dışarı çıkmam ama evdeyken de takmam önceleri hiç çıkarmazdım ama yaş büyüyünce sanırım evdeyken bana fazlalık gibi geliyor ağırlık yapıyor rahatsız ediyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çıkarıp takmaya bile üşenecek tarzda bir insan olduğumdan herhalde, hep kolumda. :)

      Sil
  6. ben de kullanmayanlardanım:)) cep telefonu benim saatim:)
    aslında takabilirim ama sanırım süs için olur alışkanlık olduğu üzere telefona bakarm yine:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Telefonun saatine bakmak çok zahmetli. :D

      Sil
  7. hiç bişi takmıyom. saat da takmam hiç.
    ama saatleri çok severim.
    saatçılara hep bakıyom.
    tag heuer ve omega saatlara hastayım ya.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saat sevsem de markalarını pek bilmem. :)

      Sil
  8. Sadece bazen aksesuara ihtiyaç duyduğumda takıyorum. Bide sağ bilek tercihim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel, gösterişli saatler var şimdilerde. Sadece onu taksan yeter, o derece. :)

      Sil
  9. Ben genelde saat kullanmıyorum, böyle gün boyunca bileğimde, rahatsız hissediyorum kendimi :) Eğer takarsam da sağ bileğime dışa dönük bir biçimde takıyorum. Ayrıca ben de aksesuar -takı- takmam. Böyle bazen heves edip alıyorum ama öyle kalıyor. Gerçi çoğunu benim aldığım söylenemez genelde hediyedir ama olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben heves ediyorum ama almadım bile henüz, bir tane bile.. :)
      Aslında saat ve yüzüktür sevdiklerim. Yüzük de severim. ama alamadım daha gönlüme göre. :)

      Sil
  10. Ben cep telefonunun saatini kullananlardanım.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen hep bakmak zorunda kaldım. Çok yorucu... :) :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…