Ana içeriğe atla

Sürpriz

Sinirli bir şekilde konuşuyordu. Konuşmuyor bağırıyordu adeta. Duydukları onu bu hale getirmişti. Sinirini daha da arttıran ise karşısında sakince oturması idi. Sanki anlattıkları normal şeylerdi. Başkası olsa dahada fazla tepki verirdi ona göre. Hele ki böyle sakin sakin oturan biri varsa karşısında.

Sakince oturan adam, kalktı ve mutfağa gidip su aldı. Yerine dönüp oturdu ve suyunu içti. Odada dolanan sinirli kadını izlemeye başladı. Gözgöze geldiklerinde oturmasını işaret etti.
  • Ne yaparsan yap sonuç değişmeyecek.
  • Evet değişmeyecek ama yaptıkları yanına kalmamalı. Birşeyler yapmalısın. Hep böyle oturup susacak mısın? Deli ediyor bu halin beni.
  • Elbette yapacağım. Sırası geldiğinde. Şimdi bağırıp çağırmak sadece beni yıpratır. Bana değer vermeyen biri için kılımı bile kıpırdatmam.
Tekrar kalkıp mutfaktan su aldı. Camın kenarına gitti. Dışarıya bakarak:
  • Bugün sürpriz yapacaktım ona. Onun için erken gitmiştim eve. Gülümsedi. Asıl onun sürprizi varmış bana. Öyle dalmışlar ki beni görmediler bile.
  • Ne? Bildiğini bilmiyor mu şimdi o kadın?
  • Hayır. Ama öğrenecek merak etme abla. Şimdi çıkmalıyım. Vakit kaybetmeyelim değil mi?
  • Bu kadar sakin olman beni endişelendiriyor ama. İyisin değil mi ?
  • Evet. Dedim ya herkes hakettiğini görür bu dünyada herkesten.
  • O ne demek şimdi. Senin hakettiğin şey bu muydu yani. Sarıldı kardeşine. Kendini suçlamıyorsun demi?
  • Hayır. Ben sadece artık o kadın için hiçbir duygu besleyemem demek istiyorum. Ona nefret bile fazla. Sende üzülme benim için. Çünkü ben hiç üzülmüyorum.  
Ablasını öpüp çıktı evden. Derin bir nefes aldı. Kendide inanmakta güçlük çekiyordu ama iyiydi. Hemde fazlasıyla. En nefret ettiği şey bilinmezlikti ama şimdi herşeyi biliyordu. Ve yapması gerekeni de.

...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…