Ana içeriğe atla

Servis - Yolculuk Hikayesi.


Marketten çıkmış, ücretsiz yolcu servisine binmiştik. Daha kalkmasına vakit vardı ama biz binmiştik. Binmeden yanımızda getirdiğimiz market arabasını durağın az ilerisindeki yerine bıraktım. Çünkü, bir önceki binişimizde, öylece arabanın önünde bırakanlara laf söylemiştik. Market arabaları da sanki park edilmiş gibi ama dağınık olarak, öylece yolda duruyordu.
Biz servise binerken, elimizdeki poşetlerden biraz yavaş ilerliyorduk. Bir bayan aman acelem var diye, aşağı inmeye çalışıyordu. Açıkcası bu tavrı beni biraz gıcık etti.
Yanımızda en küçük yeğenimde vardı. 20 aylık oldu artık. Bir yaramaz ki sormayın. Arabada durmuyordu. Elinde olsa koltuktan koltuğa atlayıp zıplayacaktı.
Bu arada şoför olduğunu düşündüğümüz biri gelip, yanlış araba olduğunu söyledi. İndik arkadaki arabaya bindik. Ama bu arada önde oturan teyze, biz binerken inen bayanın ona poşetlerini emanet ettiğini söyledi. Şoföre söyledi, beraber bayanın poşetlerini de taşıdılar arabaya. Teyzenin yanında da torunu vardı, 10 yaşlarında. Sonra poşetlerin sahibi kadın geldi. Meğer o hepten yanlış arabada imiş. İndi gitti.
Sonra çocuklu bir bayan bindi. 1 yaşına girecekmiş bir ay sonra. Bizim yeğen görünce bebeği, kendi bebekliğini unutup, bebe bebe demeye başladı. O bebekte Maaşallah pek bir güler yüzlü idi. Kadının bir de 3 yaşında çocuğu varmış. Ama ikisi ile birlikte sokağa çıkmaya cesareti yokmuş. Birini bırakıyormuş hep. Yanlış arabaya binen kadınında yanında iki çocuğu vardı. Onun için iyi cesaretli kadınmış dedi.
Servis hareket etti. Bir zaman sonra durdu. Ön tarafta bir hareketlilik oldu. Meğer teyzenin torunu kusmuş. Sağolsun şoför durdu. Esnaftan su falan istedi. Temizlenmesini bekledi sonra tekrar hareket etti.
Marketlerin böyle ücretsiz servisleri iyi oluyor. Bir keresinde de, arka koltukta oturan iki bayan vardı. Biri diğerine sesiniz çok güzel ve etkileyici diyordu. Radyo programcısı bile olabilirmiş. Açıkcası sesi cidden iyi idi. Sonra kitap okudular yanlarındaki çocuğa. Ama sesi güzel olan değil, diğeri okudu. Ama hep yanlış okudu. Yani vurgularını çoğunlukla yanlış yaptı. Ben bile bazı yerlerini anlamadım. Sanki bana okuyor gibi dinlemiştim.


 

Yorumlar

  1. heeey bu çok güzel. ne güzel bir hayat kesiti olmuş. market servisleri. ya sahiden de öle bişi var ya. binmemişim hiç bak şimdi farkına vardım. b bi kere bineyim o zaman bari.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Evet kesit gibi. Yaşanmış hikaye.
      binmek sana iyi gelir. İyi hikayeler çıkarırsın. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…