Ana içeriğe atla

Davetiye ve Teşekkür.


Bugün sevinmek için bir bahanem var. Her ne kadar bugünün en sevindirici haberi, günlerdir hastanede yatan babamın çıkış haberi olacak İnşaallah ama olsun. Bu haberde benim bugün sevinmeme sebep oldu.

Bana 3.Bumerang ödül töreni için davetiye gelmiş. Görünce çok sevindim. Ama gidemiyorum. Tören 5 Aralık'taymış. Yani haftaiçi. Çalışan biri olarak + İstanbul'da da olmadığım için gitmem mümkün görünmüyor, ne yazık ki. Ama... bu da beni üzmüyor. Ben, bu daveti almayı bile şans görüyorum.

Bu yüzden buradan tüm Bumerang ekibine teşekkür etmek istiyorum. 
Ödül alacakları da şimdiden tebrik ediyorum. 




 

Yorumlar

  1. Bana gelmedi davetiye. Şanslısın yani:)) Keşke gidebilseydin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke.. Bende şartlar elverseydi gitmeyi çok isterdim.
      Ama kısmet, napalım... :) Yine de mutluyum.

      Sil
  2. Bana da geldi davetiye ve ben de gidemiyorum ne yazık ki...

    Umarım bir sonraki seneye :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaallah.. Allah ömür verirse artık.. :) :)

      Sil
  3. aa ama bigün izin alıp sabah gelip akşam dönersin nolcak ki.

    şu bumerang sonuçlarına nerden bakılıyo biliyo musun yaaa.

    sen herhalde seçmelere filan katıldın. öyle mi. davetiye ondan gelmiş olmalı.
    ben de iki kişiye oy vermiştimdii.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sene ödülle ilgili hiç bir şey yapmadım. Ve davetiye geldi. :)
      Ne adaylığım vardı ne bir şey.. Sanırım şanslı kişilerdendim.
      Bumerangın sitesi var, oradan bakılır da sonuçlar açıklandı mı bilmiyorum. Ama ilk ona girenlerin listesi açıklandı. Ona bakabilirsin. :)
      Gitmek konusunda da kısmet diyorum. :)

      Sil
  4. Canım izin alsana, bir günlük bir şey olmaz.
    Ben bu konuda epey cahilim sanırım, konuya dair hiçbir fikrim yok.
    Bir de geçmiş olsun, baban için.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) İzin belki ama babam hala hastanede iken gitmek zaten hiç aklıma gelmiyor.

      Sil
  5. Hep bir ödül, hep bir yarışma ve yarıştırma merakı insanları diyerek baktım aslında. Ah Popstar, Ah BBG, ah... Bir çağı nelere gark ettiniz hey hat !

    Gitme uyuşuk sen, boşver.

    Saygıyla,

    Aylak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, gitmiyorum zaten. :)
      Dediğiniz gibi bakmamıştım olaya. Haklısınız.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…