Ana içeriğe atla

Kahraman Babalar - Eskiler


Küçük yaşından beri çalışıyor. Uzun boylu, heybetli ve güçlü. Askerlik bitince bir fabrikada çalışmaya başlıyor. Makine gürültüleri arasında el arabasıyla harç taşıyor. Bu gürültülü ortamda kulakları zarar görüyor. İşitme kaybı başlıyor. Ama işini emekli olana kadar bırakmıyor. Çalışmadığı zamanlarda para ile başkalarına odun parçalıyor.
Tek hayali, kendi eli yaptığı evine bir kat daha çıkmak. Altını da dükkan yapmak istiyor. Emekli parası ile istediğini gerçekleştiremiyor. Evi de elinden gidiyor. Emlakçıya kanıp tüm paraları ile uzak bir yerde tek göz ev alıyorlar. Akşamları pazarlara gidiyor. Kasa ve yiyecek topluyor. Kasaları kışlık odun yapıyor. Yiyecekleri aş.
Gündüzleri emeklilikten sonra ayakkabı boyacılığı yapmaya başlıyor. Yağmurlu günlerde gitmediğinde dolaşıyor. Para edecek bakır gibi eşyaları topluyor çöplerden. Gün geliyor parasız zamanlarda o topladıklarını satıyor. Eve ekmek alıyor, erzak alıyor.
Bir gün o tek göz evleri de gidiyor elden. Kiracılar kervanına katılıyorlar.
Hiç dinlendirmediği bedeni bir gün onu yatağa düşürüyor. Gözlerinden birini kaybediyor. Böbrekleri çalışamaz hale geliyor. Kulakları hepten duymaz hale geliyor.
Her gün Allah'a verdiği nimetler için şükrediyor. 





 

Yorumlar

  1. ne hayatlar var değil mi.
    bizse doymuyoruz herhalde.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha niceleri var... Halimize şükür etmeli, her daim. :)

      Sil
  2. ne yazacağımı bilemedim. son yazımdan sonra vicdanen rahatsızım ama bi yandan da aklım ve bu yazı "haklısın" diyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kader.. kısmetinde bunlar varmış. Aslında seni anlıyorum. Arada benimde aklıma geliyor o sorular.. Ama benim için iyisi buymuş, diyorum. Çünkü her şeyin bir nedeni olduğunu iyi idrak ettim.

      Sil
  3. zor şartlarda ne çabalar ne dirençler ve ona rağmen şükretmeyi bilenler...
    biz ise en ufak şeyde hemen dikkafalı olmaya meyilli.. şükretmeli..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hani derler ya, beterin beteri vardır.. öyle cidden.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…