Ana içeriğe atla

Karar Sizin...

Efendim, arada nete girer, “uyuşuk hayalperest” yazar, neler çıkıyor, nasıl çıkıyor diye bakarım. Bunu yapan bir ben değilimdir herhalde. Öyleysem de sorun yok. Meraklıyım arkadaş.
Bildiğim kadarıyla, ki biri daha söylemişti bunu, bu isimle nette ilk ve tek idim. Ama tabi başkaları da çıkmış. Bunu bu gün öğrendim.
Bayadır bakmıyordum. Eskiden baktığım da yoktu kesin. Yoksa gözüme çarpardı. Zira Uyuşuk Hayal Perest demiş kendine.
Tamam, herşey normal. Tabiki bu ismi kullandı diye yazmıyorum ben bunları. Aşağıda linki verdim. Şahsımuhterem, gitmiş bir de benim blogdan kendim için saatlerce uğraştığım Uyuşuk Hayalperest yaprak çalışmamı da kullanmış.
Yok artık ya... Onu da kullandın tamam. Bir şey demezdim normalde ama burada normal olmayan nokta şu: adı uyuşuk hayal perest ve bana ait bir resmi kullanmış. Yani şahsen, bu sayfayı bu bloga ait bir sayfa sanabilirim. Benim gıcığıma giden bu.
Benim bloguma ait bir sayfa vardı ama kaldırdım onu. Açsam diyorum ama açmıyorum. Açsam mı acaba?


Bakın ve haklı mıyım haksız mıyım, varın siz söyleyin. 




 

Yorumlar

  1. Bence haklısın. Sinir bozucu bir durum bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Sayfayı bırakmış gibi görünüyor, dönmesin bir daha. :)

      Sil
  2. Yapmasınlar böyle şeyler, güzel bir şey de sunamamış yapraklar hariç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağzımdan aldınız lafı. :) Baştan beri diyecek oluyorum da, diyemiyorum bende. :) :)

      Sil
  3. benim böyle açıp unuttuğum sayfalar var, bazen çıkıyor karşıma " bu kim lan" diyorum, neden sonra ben olduğumu hatırlıyorum :))

    taklitler asıllarını yaşatır, boşveeeer..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Bende kendi face sayfamı aktifleştirdim. İnat gibi. :)
      Öyle değil mi.. ayy.. az havalanayım.. :D

      Sil
  4. ilginçmiş.
    takma bence.
    çok sevmiş taklit etmiş seni işte.
    gurur duymalısın ki.
    nasıl olsa burası bu isim yapraklar senin ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle değil mi? Takmadım da, yazayım da bilinsin istedim. O ben değilim, babında. :)
      Teşekkürler. :) Mutlu oldum.

      Sil
  5. Ben de deeptone gibi düşünüyorum. Kimse beğenmediği bir şeyi taklit etmez.
    :)
    Yazman iyi olmuş ama takılma.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Bu yorumu niye cevapsız bırakmışım acaba..
      Teşekkürler. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…