Ana içeriğe atla

Anlamıyorum. Anlatabilir misiniz?

Biri bana açıklayabilir mi? Rica ediyorum. Biri bana açıklasın.
Sosyal medyada dolanan, bir madencinin ayaklarının olduğu resim, neden bu kadar paylaşılıyor?
Hayır, merak ediyorum, o resim paylaşılmasa, altına o saçmasapan yazılar yazılmasa, bu yaşanan içler acısı durum, daha mı az içler acısı olacak?
Neyin peşindesiniz anlamadım. Adam maden işçisi ya. Parası pulu olsa, o madende çalışır mı Allah aşkına. Başka bir seçeneği olsa, madende çalışmayı seçer mi peki? Sen seçer misin? Hayır.
Anlamıyorum işte, anlamıyorum. Millet o resme neden bu kadar bayıldı anlamıyorum.
Siz kendinizi koysanıza o madencinin yerine. Ailesinin yerine. Millet orada canından bir haber bekliyor. Siz burada o delinmiş çorabın üstünden o adama acıyorsunuz. Yükseltmeye çalışıyoruz demeyin. Söyletmeyin bana yine aynı şeyi, kim yüceltilir öyle söyler misiniz? Bir kerede insanların kılığı kıyafeti malzeme olmasın. Olmasın yani. Çok mu zor bunu yapmak. Yapmayınca eksik mi oluyor yaşananlar.
Bir anlatır mısınız bana...
Resmi buraya koymama gerek yok herhalde. Herkes anlamıştır.




Yorumlar

  1. Kesinlikle hak veriyorum. Duygusal masturbasyondan başka bir şey değil...
    Her işimize biraz iki yüzlülük bulaşıyor illa, bir türlü samimi olmayı öğrenemedik.

    YanıtlaSil
  2. Reklam yapmak dogamizda var afilli yazilar yazip sitem icermesek olur mu ki.
    Geçmiş fotolarini gün yüzüne çıkarıp yeni anlamlar yüklemek de bizim işimiz.
    Acimiz büyük ama reziliz.

    YanıtlaSil
  3. Bir fotoğraf üzerinden planlar yapan insanlar yok mu var tabiki
    Hesaplar bambaşka..

    YanıtlaSil
  4. işte gereksiz insanların gereksiz işleri bunlar.... işler, güçleri bu.... Aynen de dediğim gibi canım katışoıyorum sana.. Otur dua et bir iki, şey oku ardından çok için yandıysa o ne öyle ya yırtık çorabı koyup altına saçmalıklar düzmek... sana mı kaldı yüceltmek ( ki dediğin gibi öule yüceltmek olmaz!!) Yüceleceği katta çoktan yücelmiştir bile...

    YanıtlaSil
  5. bazilarimiz insanin degerini oldukten sonra daha iyi anliyoruz.. kacimiz yolda zorlukta calisan iscilere ya kolay gelsin diyor ya da selam veriyoruz?

    yada boyle diyelim hayatini kaybeden madenci iscimizin ayak resmini paylasan kisiler.. o abimizi daha onceleri orda veya yolda gorseydi kacimiz selam verir yada kolay gelsin derdi ?

    insanlik bu kadar iste...

    YanıtlaSil
  6. görmedim ama haklısın tabii. bu sürü psikolojisi denen şey olmalı :)

    YanıtlaSil
  7. Hepinize ayrı ayrı, düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim arkadaşlar. Anlaşılmak güzel.

    YanıtlaSil
  8. ölmüş kişilerin fotoğraflarının kullanılması doğru değil bence de...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölmüş olduğunu bilmiyordum. Bu olayın çirkinliğini daha da arttırdı gözümde.

      Sil
  9. hayır benimde altı delik çorabım var...

    benim bildiğim ölmemişti o yaa. sedye kirlenmesin diye çizme çıkaran varya işte o. Ondan sonra patladı zaten bu delik çorap meselesi...

    Abartı %100 icraat %0.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son sözünüz, maalesef hepimiz için geçerli bir durum. Allah Onlara sabır versin.

      Sil
  10. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili blogdaş Ayca, tabletten bakarken ne yazıkk ki parmağım yanlışlıkla sil tuşuna bastı. Yorumunu burada tekrar yayınlıyorum. Kusura bakma lütfen.
      "
      ayca "Anlamıyorum. Anlatabilir misiniz?" kaydınıza yeni bir yorum yaptı:

      Ben anlatayim. Bilmem ki burada yayinlanir mi...
      Olen iscinin delik coraplari fakirligin neye mal oldugunu gosteriyor. Anlami, resme bakana gore degisir. Kimisi bakar "Eee benim de delik corabim var". Kimisi bakar, "Delik corapla bu kazanin ne alakasi var" der. Kimisi bakar, "Aman, ceset!" der. Kimisi bakar, "Fakirlik, olmeye sebebiyet vermemeli" der. Bunlarin hepsi de cok normal gorusler.
      Son saydigim bakan-kesim, resimde bir igrenclik gorur ama olenin coraplarindan igrenmez; o resme sebebiyet veren adaletsizlikten igrenir. Adaletsizlik kimine gore ceset ayagindan daha igrenctir. Bu kisileri, delikli corapli olu ayaklari rahatsiz etmez, adaletsizligin ettigi kadar.
      Yani kisacasi, mesele corapta degil, o coraptaki delige bakanda. O resmin anlami, tamamiyle bakana goredir.
      Ayrica delikli corap yeni bir hadise degil. Bir tarihte Dunya Bankasinin muduru Turkiye'ye geldiginde ayakkabilarini cikardi ve corabindaki deligi gazetecilerimiz mansetlere tasidi. Yorumlar "Oha adamda o kadar para var, yine de corabi delik" turundeydi. Tabii kendisi o sira olü olmadigindan igrenc degil, gulunc bulundu. Coraptaki delik, sahibine gore de farkli yorumlara yol aciyor demek ki. "

      Cevabım olarak sunu demek istiyorum:
      Ne düşünülerek paylaşılsa paylaşılsın, ben hala paylaşılmamalıydı diyorum. Dedigim gibi kılık kıyafetle yapılmamalı böyle şeyler.

      Sil
    2. Fotoğraflar küçük büyük detaylarla bazen çok uzun hikayeler anlatırlar. Ama katılıyorum, her durumda kılık kıyafete bakıp yorum yapar olduk. Herkes ama herkes bunu yapıyor maalesef.

      Sil
    3. Maalesef..
      Teşekkür ederim.

      Sil
  11. hangi fotograftan bahsettiğini bilmiyorum çünkü sosyal medyadan olabildiğince uzak durdum.
    acı böyle yaşanmaz.
    acı üstünden siyaset yapılmaz.
    ölenlere rahmet dilenir, müstehaktı denmez..

    sosyal medyanın bir sucu da yok, kullanıcılarda yeteri kadar zeka olmadıktan sonra..

    YanıtlaSil
  12. Bu tarz ajitasyonlardan uzak durdum ve duruyorum. Bildiğimiz gerçeklerin bu şekilde gözümüze sokulmasından pek hoşlanmıyorum. Babasının mezarı başında ağlayan çocuklar da öyle. Ne yapacaktı ya? Ağlamayacak mı, üzülmeyecek mi?
    Bilmiyorum bu konuda hiç romantik değil, tam tersine realistim. Evet acıyı paylaşalım ama bu şekilde olmasın. Kaç fotoğraf paylaştığının bir önemi yok, bu çarpık düzene, bu iğrenç düzene karşı toplumsal mücadele edilebiliyor mu ondan bahset demek istiyorum.

    YanıtlaSil
  13. bikaç gündür yoksun. iyisin di mi. tatil yaptın herhalde :) standdakiler bilmiyodu belli ki benim kitabı. belki yayınevi çalışanı değil de fuar için işe girenlerdendirler. :) ama sipariş verince getirirler, belki istanbuldan yollarlar, yoksa. :) sessiz gemi kitabının yayınevi daha yeni ve küçük. cafe kültür yayınları, sahibi de halil gökhan diye bi yazar, nette var bak. o kitabı dağıtan ise "ana dağıtım" adı. onlar da henüz fuarlarda stand açmamışlar. sessiz gemi kitabını iki şekilde alabilirsin. bir, netten alırsın, iki, senin orda büyücek bi kitabevine git, onlara söle, bak kitapçıya git, neti açsınlar, orda kitabı bulsunlar görsünler nette, sonra bana getirin de. getiriyolar. ben de kendi kitabımı ve sessiz gemi'nin kitabını geçen ay böle sipariş verip aldımdı :)

    YanıtlaSil
  14. Syhn, evet uzak kalmak en iyisiydi. Hatta toptan uzak kalmayı bile düşünüyorum. Düşünsene, bu acı durumda bile milletin ırkına laf söyleyenler vardı. Cidden soğudum.

    Semi M.Eller, Ne güzel dedin. Tek yaptığımız bu. Konuşmak. İnşaallah somut adımlar olur. Son konunuzda dediğiniz gibi, önce çocuklar için. Onları ağlrken çekmek kolay olanı. Ya sustuktan sonra yanında olabilecek miyiz..

    Deeptone, İyiyim. Pek konuşasım, yazasım yoktu. Hem de evdeydim, dediğin gibi.
    Herhalde öyleler. Bakalım, kitabını alacağım sonunda galiba.
    Sessizgemininkini de bulurum İnşaallah.
    Teşekkürler öneri için.

    YanıtlaSil
  15. Söylenecek çok şey var da.. Amaan, sen ben demeden de anlaşıyoruz zaten, anlamayan da ne desek anlamıyor. Yoruldum ben çok..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanın anlaştığı birilerinin olması güzel. Gerçekten güzel.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…