Ana içeriğe atla

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.


Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya.
Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem.
Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen.
Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı.
Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun!
Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap.
Evet bu kadar basit.
Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin.
Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart.
Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şey. Sen yapıyorsun zaten ama o kalkıp sana  yap onu diyor. Şeytan bırak git diyor. Başına çal diyor. Ama genelde o iş bırakılmadan yapılmaya devam ediliyor. Ne garip değil mi? Sanırım bunu genelde büyüklerimiz yaptığı için, terbiyeden susup işi yapmaya devam ediyoruz.
Büyüklerimizden öğrendiğimiz, bir delirtme metodu.
Değeri paha biçilemez.
Değil mi?
Denemesi bedava. 




Yorumlar

  1. :D Bunu zaten ben her gün yaşıyorum. Ama güldüm bak. Emeğine sağlık . Kolay gelsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah sabır versin demeli o halde. :)
      Bende sıklıkla yaşıyorum. Ondan esinlendim zaten.
      Teşekkürler.
      Size de kolay gelsin. :)

      Sil
  2. Ay evet yaa şimdi aklıma gelince bile çıldırdım :P
    Bunu en güzel yapansa babannem :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Benimde rahmetli ananem çok yapardı. Tabi onun talebesi olan annemde onu aratmaz, sağolsun. :D

      Sil
  3. Sinir bir durum sahiden dönüp de bi laf edesi gelir insanın ama onu da yapamaz... sonra içten içe sinir ol dur:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen.
      Birde sorarlar, ne oldu diye... bazen tutamazsın işte o an kendini. :) :)

      Sil
  4. Aynı babam. Ve evet, kesinlikle çok delirtici :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyükler.. :)
      Biz de böyle mi olacağız acaba..
      :)

      Sil
  5. Bir de bunun tam tersi versiyonu var. Şu ayakkabını kaldırsana oğlum, tam kaldırıyordum zaten! Şu çantanı yerine koysana, ben de şimdi koyacaktım anne! İşin en önemli sırrı anne demediği sıralarda üc gün de geçse kapı önümse duran o çantanın mucizevi bir şekilde o an kaldırılıyor olmasında, mümkünse ses tonu da isyankâr ve sinirli olmalı. Tadından yenmez, anneyi deli etmek garanti:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :)
      Bu da çocukların yöntemi o halde. Zamane çocukları hazırcevap zaten.

      Sil
  6. Hiç sevmem ben de öyle bir durumun içine düşmeyi..
    Kim olursa olsun, cevabını alır.Kaçarı yok :)

    O yüzden de delirmeme gerek kalmaz..
    Bu da benden öneri olsun ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :-)
      Bana söylesem de asabiyet yapıyor.
      Teşekkürler.

      Sil
  7. Hahha çok güzel bi tesbit kessinlikle doğruuu :d

    YanıtlaSil
  8. Süper doğru söylüyorsun .Ben de oğluma yapıyorum galiba bunu , sinir oluyor yavrum:)

    YanıtlaSil
  9. ben okuyunca deli oldum bile!

    buna bir de şunu ekle, neden kızıyorsun ki.
    kızsa da kızmasa da bunu söylediğin vakit insan çıldırıyor :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :-)
      Evet, üste çıkma halleri de mevcut. Benim annem "ne oldu..." diye sorar.
      Oyyy.. çıldırmak içten değil. :-)

      Sil
  10. İnsanı delirtme yerine insanı mutlu etme yöntemi olsa ya :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet birgün onu da yazmak lazım. :-)

      Sil
  11. Ay ne gicik bir yazi olmus bu. :)) hihi

    YanıtlaSil
  12. Annemi hatırlattı bu yazı bana:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlham kaynaklarım arasında annem de var. :)

      Sil
  13. Aman efendim siz onlara uymayın. Sakin olun.

    YanıtlaSil
  14. Çok yakın zamanda yaşadım, gerçekten çıldırtıcı bir etkisi var.
    Kimse denemesin.
    ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :)
      Bize yapana yapmak lazım ama yaa..

      Sil
  15. Bunu ben senelerce yaşadım.simdi delirme noktasına geldim.acaba bu işin içinden nasıl çıkarız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözden ırakta iş yaparak biraz korunabiliriz. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…