Ana içeriğe atla

İkiz Acısı ve Sendrom.


Ufaktan ufaktan, az biraz pazartesi sendromuna göz kırpar gibiyim. Hele blog konusunda. Pazartesi günleri, içimden ne okumak geliyor ne de yazmak. Öğlene doğru açılırsam ne mutlu bana. Arada yazıyorum ama genel durumum umutsuz. Bıraksalar ağzımı açmadan akşama kadar oturabilirim. Bu potansiyeli kendimde görüyorum.
Bu pazartesi sendromumu da bir nedene bağladım. Haftasonları geç kalkmak. Bünye iki gün uyudu diye miskinleşiyor. Haftasonları da erken kalk, bak bakalım pazartesi o yataktan kalkmak işkence oluyor mu? Ben bunu bu haftasonu deneyeceğim. Zaten neredeyse zorla uyuyorum. Ama uyuyorum he. Uyumazsam ve kalkarsam pazartesi günleri daha mutlu olacakmışım gibi geliyor. Ne dersiniz? İşe yarar mı?
Bir de şu en çok el parmaklarımda hissettiğim sebepsiz acılar var. Sizde de oluyor mu?
Sanki parmağınızı kesmişsiniz. Ya da diken batmış da siz görmüyorsunuz. Ama acısı gerçek. Can yakıyor. Ama ortada ne kesik var ne de batan bir cisim.
Şu an sol elimin orta parmağında bir şey batmış gibi acı var. Yokluyorum, hiçbir şey yok. Biz buna ikizime bir şey oldu, diye yorumluyoruz. Evet şu an ikizimin eline diken battı. Acısını bizzat ben yaşıyorum. Bu arada bir ikizim yok. :D
Size de oluyor mu bu ?
Bu arada şu ikizlerin birbirlerinin acısını bizzat hissetmeleri gerçek mi? Yani tam benim dediğim haliyle. Acıyı bizzat onunda hissetmesi gerçek bir şey mi? 




Yorumlar

  1. Gerçekten bende merak ediyorum onu ya :))
    Bilmem pazartesi her türlü o sendromu yaşarsın bence hazır uykudan olma ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir bilen çıkar İnşaallah.. :)
      hımmm.. o da doğru ama bir denemekte lazım sanki. belki bu sendrom işinde çığır açarım.. :D

      Sil
    2. Gelecek hafta belli olur o zaman :)

      Sil
    3. Tembelliğime yenik düşmezsem. :) :)

      Sil
  2. Gerçekten hissediyorlar sanırım ya.. Benim tanıdığım ikiz kızlar var, öylelermiş mesela. YGS'de bile aynı puanı aldılar :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçek yani.. çok ilginç ama.
      Sınavda da aynı puanı almışlar. O zaman sırayla çalışsınlar. Birinin çalışması yetiyormuş zaten. :D
      Ne komik olur ama.

      Sil
  3. İkiz telepatisi...
    ikizlerden biri diğerinin bacağının kırıldığını hisseder,
    nasıl mı, üzerine düşüp kırığa sebep olan odur da ondan.. :))

    Ama senin bir ikizin yoksa o zaman durum vahim,
    senin bebeğini yaptılar ve ona iğne batırıyorlar.
    filmlerde genelde başka yerlere batar o iğne ama...
    seninkiler acemi sanırım :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :)
      Biliyorum o olayı ben.
      :D kesin acemiler. yada ellerimin daha çok acıdığını anladılar.

      Sil
  4. bilemedim bu acını nasıl oluyo öle bilemedim :)

    ama o ikiz şeysi tümüyle gerçekmiş :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…