Ana içeriğe atla

Sihirli Anlar Mucizesi.


Yolda giderken birden yeğenime bir şey almadığımı farkettim. Durdum. Etrafıma bakıp bakkal ya da market aradım. Bir baktım, tam önündeyim. Hemen içeri girdim. Benimle birlikte biri daha girdi. Allah'tan kapı genişti de sıkışmadık. Şöyle bir baktım. Seveceği bir şey aradım. Tam buldum, alacağım, başka bir el de onu almaya uzandı. Baktım, beraber içeri girdiğimiz kişi. O başka aldı, ben uzandığımı aldım. Kasaya gittim.

-Ne kadar?

İkimiz de aynı anda sorduk. Bakkal amca ikimize de bakıp fiyatı söyledi. Cüzdanıma baktım. Bakkal amcaya:

-Bozuğunuz var mı?

Ve yine aynı şey oldu. İkimiz aynı şeyi aynı anda yine sorduk. Beni bir gülme aldı. Bu sefer hak onun diye sıramı ona verdim. Bakkal amca, ikimizinde parasını bozarsam bozuğum biter dedi. Birbirimize baktık. Bakkal amcaya dönüp:

-Benden alın.

Evet , yine aynı şey oldu. Yine aynı anda dedik. İstesek denk getiremeyiz bu kadar.
Bakkal amca sırf erkek diye parayı ondan kesti. Beni hiç tanımadığım birine borçlandırmıştı. Fazla itiraz edemedim. Amcam diktatör tipliydi.

Bakkaldan çıktım sola döndüm. O da sağa döndü. Sonra farkettim ki, sağa gitmem lazım. Hızlıca döndüm. Pat.. Yine aynı kişi ile çarpıştım. Meğer o da sağa değil sola gitmeliymiş. Aynı anda dönmüşüz. Yüzyüze gelince, yüzüne şöyle bir baktım. O da bana bakıyordu. Hem de gülümseyen gözleri ile. Tam ağzımı açıp özür dileceğim. Sustum. O konuşsun diye. O da sustu. Elimde olmadan bir kahkaha patlattım o an. Artık bu kadarı da pes dedirtti. Ağzımı kapadım, gülmemeye çalışarak, elimle ona öncelik verdiğimi ima ettim. O da gülüyordu.

-Özür dilerim. Yeğenim telefonda acele etmemi söyleyince biraz aceleci davrandım. Yoksa bensiz koca pizzayı yeyip bitirirmiş. Hem de ev yapımı.

Gülmem gitmişti. İkimizde yeğenlerimize yetişmeye çalışıyorduk. Aynı şeyleri bilmeden aynı anda yapmıştık. Bu tuhaf düşüncelerle ona öylece bakakalmıştım.

-Önemli değil.

Sadece bu kadar diyebildim. Müsaade isteyip yoluma devam ettim. Oysa kalıp, a pizza mı, bende koca bir pasta için tehdit edilmiştim. Ne hoş tesadüf demek istedim. Ama diyemedim. Sanki şok geçiriyordum. O gün akşama kadar tüm bu olanları düşündüm durdum. Kendi kendime güldüm. O'nu bir daha görmek istiyordum. Ama bu nasıl olacaktı. O koca fırsatı kaçırmıştım bir kere.
...
Bu olayın üstünden 10 koca yıl geçti. Hatırladıkça hala gülmekten kendimi alamıyorum. O yakışıklı genç adam, şimdi benim kocam. Çünkü O da benim kadar etkilenmiş yaşadığımız o sihirli anlardan.

Hâlâ, o sihirli anlarımız var. O büyüyü hiç kaybetmedik. Aynı şeyleri aynı anda düşünmek ve yapmak, birbirimize verdiğimiz en güzel hediyeler oldu. Biz birbirimize başka hiçbir hediye vermedik. Evrenin bize verdiği bu sihirli anlara hep şükrettik.

Not: Bu hikaye ile yazarın bir ilgisi yoktur. Hepsi hayal ürünüdür. :)





Yorumlar

  1. Mutlulukla okudum hikâyeyi:-)

    Biz de Can'la bir Eminönü-Kadıköy vapurunda karşılaşmıştık. Ben kırk yılda bir Eminönüne gitmiştim, o da kırk yılda bir sırf hava almak için Kadıköy'e gelmeye karar vermiş. Sihirli anlar her yerde:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmeden yaşadığımız ne çok sihirli anlar var, kimbilir..
      Mutluluğunuz daim olsun. :)

      Sil
  2. Ay inanmıyorum tüylerim diken diken oldu ve şu an gözümden yaş geldi...
    Ay maşallah Allah sizi ayırmasın hala var mı böyle aşklar acaba bu ne güzel bir tesadüf ki hayatını paylaşacağın insanla karşılaştırıyo..
    Ay daha fazla bişey demeyeyim maşallah nazardan korusun sizi ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama ama.. Ben değilim o. Hayali biri.
      Hikaye bu. Benim hikayem ama benim hayatımın hikayesi değil.
      Yine de çok teşekkürler.
      Eskiden takip edenler bilir, ben bekarım daha. :)

      Sil
    2. Ayy çok utandım şimdi :P
      Bunları yaşarsın inşallah o zaman ;)

      Sil
    3. Estağfurullah. :)
      İnşaallah..
      :)

      Sil
  3. ay sonunda çok şaşırdım yaa :)

    YanıtlaSil
  4. Aaaa bu gerçek mii? Romantik komedi filmi gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Gerçek değil. Romantik komedi tadında bir hikaye diyebiliriz.
      Teşekkürler. :)

      Sil
  5. Aman Allah'ımm, hikaye sandım başta, çok güzel suratımda kocaman bir sırıtmayla okudum, e sonra nasıl karşılaştınız tekrar da evlendiniz, çok merak ettim bak :D

    YanıtlaSil
  6. Mien: yorumun altına yazamadım.
    Bu yazdığım sadece hikaye. Ben değilim o kişi. Sanırım sonunu hatalı bağladığım için böyle bir anlam çıkıyor. Kusura bakmayın.
    Yine de çok teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa şimdi daha da şaşırdım :D
      Kusur olur mu hiç, yanlış anlayan benim :P
      Ne güzel yazmışsın ama, yüreğine sağlık (:

      Sil
    2. Teşekkürler. :)
      Ama şöyle bir bakınca da yanlış anlamaya müsait duruyor, kabul ediyorum. :)

      Sil
  7. Güzel güzel suratımda koca bir gülümseme ile okudum dedim ne kadar şanslısın sonra bir baktım hikaye imiş :) ama dilerim ki hayatına böyle neşeli günler eşlik etsin :)

    YanıtlaSil
  8. Ayy çok güzeldi yaaaa :)
    Bende istiyorum böyle bi karşılaşma ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaallah.. İnşaallah..
      :)
      Ve devamı da olsun tabi. Değil mi? :)

      Sil
    2. Aynen aynen tabikisi de devamı olsun :)

      Sil
  9. Harika bir hikayeee (y)
    Film gibiydiii :))

    YanıtlaSil
  10. Yaaa çoookkk cici!!!
    Keşke o not olmasaymış offf (:

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) :)
      Çok teşekkürler.
      Bunların daha güzellerini yaşatsın Rabbim, cümlemize..
      :)

      Sil
    2. Amin amin amin aminnn
      bal damlıyor ağzından (:

      Sil
    3. hehee yazık bize yaaaa :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…