Ana içeriğe atla

Telefonunuzu Kullanabilir miyim?


Biri yanınıza geliyor. Acele olarak birini aramak için telefonunuzu istiyor. Ölüm kalım meselesi diyor. Bakıyorsunuz, çaresiz görünüyor. Yardım etmek istiyorsunuz. Ve o kişiye telefonunuzu veriyorsunuz.
Sonrasında vicdanınız rahat, birine yardım etmenin mutluluğunu yaşıyorsunuz.
Ki, kapınıza mahkeme kağıdı gelene kadar.

Ne mi oldu?

Telefonunuzdan birine hakaret etmişsiniz. Uygunsuz laflar söylemişsiniz. Bir de mesaj çekmişsiniz. O kişi şimdi sizi mahkemeye verdi.

Öyle bir şey yapmadınız mı?

Emin misiniz?

Unuttunuz mu?

Hani biri gelip sizden telefonunuzu istemişti. Sizin yanınızda da konuşmamıştı.

İşte, tüm o hakaretleri eden o kişi. Ama elinizde delil var mı? Şahidiniz var mı peki?

Git gel, karakollarda saatlerce ifade ver. Mahkemelerle uğraş.

Neden?

Bir iyilik yaptığınız için. Ne kadar tuhaf değil mi?

Bunu yapanlar belki de çete. Ya da değil. Başkasının telefonunundan hiç böyle bir şey yapılır mı? Bu işte bir art niyet elbet aranır. O telefonu açıp hakaretler etmese ölürdü Mazaallah. Hani öyle demişti ya. Ölüm kalım meselesiydi. Üstüne bir de mesaj çekiyor. Mahkeme olayı da o mesaj delil kabul edildiği için başlıyor. Gel de şimdi pislik düşünme.

Şimdiye kadar böyle bir istekle hiç karşılaşmadım. İnsanız, art niyet düşünmez veririz. Ama demek ki vermemek lazımmış.
Değil mi?

Bu yazdıklarım bizzat yaşanmış bir olay. Mahkeme adama para cezası kesmiş. Ama sonra ertelemiş. Eğer 5 yıl içinde aynı suçu işlerse parayı ödemek zorunda kalacakmış.

Ben de bilgilendirme ve örnek olması için paylaşmak istedim.





Yorumlar

  1. Zaten korka korka robota dönüştük iyice, insanlığımızı sıyırıp attık. Dilencilerden nefret ediyor, yolda biri saati soracak olsa biber spreyine sarılıyoruz.
    Ama haklıyız da işin kötüsü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, maalesef tüm bunlar için haklı sebeplerimiz var. Gerçekten ihtiyacı olan biri belki cidden madur olacak. Ama... ya değilse şüphesi ...

      Sil
  2. Zaman ihiliğe kötülükle karşılık verme zamanı maalesef. ..
    Kimseye güvenmeyi bir yana bırak insanlardan korkuyorum artık..

    YanıtlaSil
  3. Ben de vermem, ama ya benim telefona ihtiyacım olduğu bir durum olursa diye de düşünmeden edemiyor insan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi.. Bir de tersi var bu işin. Ya bizim de acil bir ihtiyacım olursa.. olur mu olur.. hayat bu.
      Ama bize de vermeseler anlamamız gerekir.
      Kurunun yanında yaş da yanıyor.

      Sil
  4. uyusuk kontorum bitti telefonunu kullanabilir miyim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimde yok.
      Kontörlü telefonu deneyin. :)

      Sil
  5. Geçmişe yolculuk ne zaman gerçek olacak...
    ya da durdurun dünyayı inecek var mı demeliyim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden yoktu değil mi böyle şeyler.

      Sil
  6. Haydaaa neler var. Diyoruz ki çevremizde olan her şey insanı insandan uzaklaştırmak için oluyor, biz yine de güvenelim, olana bak.
    Umarım biz güvenecek gücü ve samimiyeti buluruz, karşı taraf da bizi yanıltmaz. Ve daha huzurlu bir ülkede yaşarız.
    Sevgilerimle
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşaallah.
      Bize gelenler de hep biz gibi olsun İnşaallah..
      Sevgiler.
      :)

      Sil
  7. Allah Allah ya çok tuhaf :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…