Ana içeriğe atla

Adam Kaçırmak Sanattır Eurovision

Aslında bugün adam kaçırmanın inceliklerinden bahsetmek istiyordum. Evet, evet.. Adam kaçırdım ben. Adamın hasını hemde. Aklımı..

Koyu kırmızı adlı diziyi bilen biri vardır aramızda, benden gayri. İşte orda, bizim edebiyat öğretmeni, para için, ama bu para kardeşi için, zengin bir kızı kaçırır. Sonra neredeyse bu olayı bi gazeteye ilan olarak vermediği kalır. Mavi Boncuk filminden esinlenilmiş kesin. Zira kaçırılan kız, sonra olayın hasta kardeş için yapıldığını öğrendiğinde, adeta gönüllü rehine oluyor. Konukomşu herkes öğreniyor. Kimsede bişey demiyor. Bizim hoca haklı bu davada. Hatta kardeşinin sevgilisi bile öğreniyor. Ki adam polis. O bile sessiz kalıyor.

İşte bu sebeple bende adam kaçırmak sanattır diyorum. İşin inceliğini iyi hesaplamak gerekir.

Ama akşam bişey oldu. Haberlerde Can Bonomo'nun Eurovision için hazırladığı şarkının klibi gösteriliyordu. Bizde ablamla konuşuyorduk. Annemde “kim bu” dedi. Dedik, yarışma için. Hani var ya şu Eurovision. Sonra annem bombayı patlattı: “hangi ülkenin...”

İşte o an gerçekten Türkçe şarkının bizim için ne kadar önemli olduğunu ben birkez daha anladım. Türkiye için katılıyoruz, dilimiz Türkçe ama şarkıyı İngilizce söylüyoruz.

İstediğiniz kadar içinde Türkçe ezgiler olsun, söylenen Türkçe değilse ben ne anladım. Annem ne anladı ki olaydan. Biz müzik adamı değiliz ki şarkının içinde geçen ezginin, çalınan enstümanların bizim kültüre ait olduğunu bilelim. Ya da bir çırpıda anlayalım. Dediler ya içinde bunlar varmış. Ona bu laflarım. Bu hususta Kıraç'la aynı düşüncelere sahibim arkadaş.

İşte o kadar...

Başka bişey daha diyecektim sanki ama, neyse unuttum kesin. Bazen çok çabuk unutuyorum.
Başlıkta ikisi birleşince tam anlamıyla "cuk" oturdu.
Nokta...

Yorumlar

  1. İkisi de sanatın farklı kolları desek sanırım yanlış olmaz. ((:

    Diziyi bilmiyorum. Ama her ne olursa olsun Ozan Güven olduğu için bence kalitelidir. Adamın oyunculuğunu beğeniyorum. Tabi bir "Mavi Boncuk" olamaz o ayrı konu.

    Eurovision içinse "Rimi Rimi Ley" gibi Türkçe şarkı olacağına, bence herkesin sözlerini anlayacağı İngilizce bir şarkı olması daha uygundur. Gelin görün ki, bende "Dinle" gibi bir şarkının dereceye girmesini isterDim. :)

    YanıtlaSil
  2. Oyunculuk iyi. Benim lafım hikayeye. İzliyordum ama sanırım yayından kalktı. Zira bu hafta çıkmadı yenibölüm.

    Eurovision için, söylediklerimin arkasındayım. (:

    YanıtlaSil
  3. ben diziyi pek sevemedim :( ama Eurovision için aynı fikirdeyim.

    YanıtlaSil
  4. Teşekkürler. Keşke "birileri" de aynı fikri paylaşsa bizimle.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…