Ana içeriğe atla

Sıcağın Etkileri...

Soğukta uyuma donarsın deniyor ya, sıcakta uyursan da buharlaşır mısın ki... Hangisini tercih etmek lazım, ki önümüzde seçenek varsa.

Üstümde fena ağırlık var. Uyumak istiyorum yahu. Dün de böyle idim. Gerçi bu ağırlığın diğer adına miskinlikte denebilir. Esneyip duruyorum. Ayaklarım bedenimi taşımakta zorluk çekiyor sanki. Ayaklar küçülmüş de bedenim fil bedeni olmuş, o minik ayakcıklarım taşıyamıyor.

Uyku.. Uyku.. tüm istediğim buydu...
diye şarkılar dolanıyor ağzıma.

Üstüne üstlük kendimi yorgun hissediyorum. Halbuki yaptığım tek iş yok.

Sıcaktan tüm bunlar biliyorum. Sıcaktan...

Paramı da vermedi zaten daha patron. Belki onu alsaydım biraz enerjim olurdu. Belki.. Alacaklarımı düşünür, kendimi motive edebilirdim.

Şimdi uyusam... buharlaşır mıyım ki...

Yorumlar

  1. Hayalperest, yarın yani 1 Ağustos'ta yeni blogumda yazmaya başlıyorum. İlk izleyicim oluşsunuz, teşekkürler... Haber vereyim dedim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. :) Gördüm konunuzu. Bakalım neler bekliyor bizi.

      Sil
  2. :) donmayı tercih edenlerdenim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Titreye titreye... hımm.. yok buharlaşayım yaa.. :)

      Sil
  3. sıcak çok sıcak, daha da sıcak olaacak bu yaz :(
    neyseki allah isteğini duymuş sanırım da istanbulda yağmur var bugün.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Bu şarkı bu günler için yazılmış, kesin.
      evet, hem İstanbul'da hem bizim burada var. Sükür ki yağdı. Ama hala sıcak. :)

      Sil
  4. hihi evet ya bi uyusak eylülde uyansak.
    :)
    soğuğu seçiyorum.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Tam bir ay uyku.. hımmm.. iyi gibi sanki.
      Ama soğuğu pek sevmem ki ben.

      Sil
  5. o zaman sonbahar ve ilkbaharda kalalım.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir. Ne çok sıcaktan bunalalım, ne de soğuktan tirtir tirtereyelim. :) :)

      Sil
  6. Ashab-ı Keyf gibi ikiyüzyıl uyuyup, uykudan uyanmalı. Bir bakmalı ki herşey değişmiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bir bakmışız ki dünya olmuş çöl.. Çok karamsarım galiba. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…