Ana içeriğe atla

Güzel Olan Aldatılır mı

Böyle denildi tam olarak cümle bu olmasada. Hemde yine.
İvana Sert aldatılmış haberi verilirken dillendirildi güzel kadınlar aldatılır mı diye. İlki Defne Samyeli ile başlamıştı. Güzel sunucu ne yazık ki eşi tarafından aldatılmıştı. Ve bir gazete Defne gibi güzel bir kadın nasıl aldatılır tarzında cümleler kurmuştu yazısında.
Çok konuşulmuştu. Yazılmış, çizilmişti. Güzel kadın aldatılmaz da, çirkin kadın mı aldatılmaya layıktı sanki.
Sahi böyle mi cidden?
Ama yok değil. Neden mi ? Çünkü bilirkişi raporu ile güzel sayılan iki kadın da aldatıldığına göre, çirkin kadınlara reva görülen birşey değilmiş demek aldatılmak. Hem iki olduğunu da kesin mi bakalım ? Kimbilir ne güzelleri var aldatılan. Ve tabiki de çirkin diye adlandırılan diğer kadınlar.
Sahi aldatmak için kadının çirkin yada güzel olması bir sebep mi ?
Yada şöyle diyelim bir kadını çirkin yada güzel diye ayırmak ne derece doğru? Bir insana çirkin demek ne kadar doğru?
Bir insanı aldatmak ne kadar etik peki ? Her ne koşul ve sebeple olursa olsun.
En başta bunu benimsemek lazım. Aldatmanın çirkinliği utandırmalı ilk önce aldatanı. Kimsenin haddine düşmemeli aldatılanı sınıflandırmak.

Herkes önce kendini aldatılmıştır. Ve tabiki sonrada sade ve sadece kendini...

Yorumlar

  1. valla banada çok güzel olduğumu söylerler ama eski eşim aldatmıştı oinsanın kişiliğiyle alakalı

    YanıtlaSil
  2. Ne yazık ki evet. Karşındaki o tip bi insansa ister Afrodit ol, çokta tinimini yani.
    Ama şu var. Kaybeden sadece ve sadece kendi. İşte bunu bilmiyor.

    YanıtlaSil
  3. gerçekten kaybettiğinin farkına birgün varırmı acaba.

    YanıtlaSil
  4. Elbette varacak. Ama inan buna kendi bile inanmak istemeyecektir. Acı gerçek bu çünkü.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…