Ana içeriğe atla

Zavallı Tarçın

Kim mi bu Tarçın?
Tarçın şu reklamlarda aç, susuz evde bir başına bırakılan köpekcik.
Gördüğümde acıdım hayvana. Yani Vestele böyle bir reklam yakışmamış. Sen git köpeği evde, sıcakta susuz bırak. Suyu da o akıllı klima veriyor Tarçın'a. Eve kapatılmış bir hayvan sözkonusu.
Altıüstü reklam diyebilirsiniz. Evet öyle ama verilen mesaj ne? Evde köpeğinizi kedinizi bırakın bizim klimalar onlara iyi bakar mı? Hayır. Eve gelmeden evinizi serinlebilirsiniz.
Ama bence zavallı, sıcaktan susuzluktan bitkin kalmış Tarçın, klimanın önüne geçmiş durumda.
Kimbilir belki de amaç zaten buydu.

Reklamlara girmişken ve robot klimalardan bahsetmişken 188 reklamlarındaki robota da değinmek isterim. Zira o Tarzan kılıklı robot öncesinde iki kişi vardı reklamda oynayan. Hatta daha fazla. Bir de taksicileri vardı bunların.
Ama gelin görün ki o tarzan kılıklı robot onların yerine geçti. Ne dediği bile anlaşılmıyor üstelik. Sonraları alt yazı geçmeye başladı ne dediğine dair ki öyle anladık ne diyor bu diye.
Alın size robot istilası. Robotlar insanların yerine geçiyor. İnsanlar işsiz güçsüz ortada kalıyorlar.
Tıpkı Charlie'nin Çikolata Fabrikası filminde Charlie'nin babasının işini elinden alan robot gibi. Ama sonunda robot bozuluyor. Baba yine iş buluyor. Acaba reklamda da o robot bozulur mu?
Ne dersiniz?

Film aklıma nerden mi geldi. Daha yeni izledim ondan herhalde.
Güzel, değişik ve mesaj içeren bir film. İzlemeyenlere tavsiye edilir.

Tarçın'dan Charlie'ye geçiş nasıl mı oldu? Orası sır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…