Ana içeriğe atla

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş.
 Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o günde fazla parası yokmuş annemin, canımda çektiydi çikolata. Valla bu sefer kaybettim.” Sonra dükkan sahibine baktım yine, adam çocuğu tekrar “defol lan..” diyerekten kovdu. Benimde rahatsız olduğumu düşündü herhal, yerinden fırlayarak çocuğa yaklaştı. Tam elini kavrıyordu ki, “durun” dedim. “ ne yapıyorsunuz küçücük çocuğa..” Adam yine “hep böyle bunlar bacım” dedi. Tamam dedim, ne istiyorsa verin. Ben parasını vereceğim, dedim çocuğa bakıp. Dükkan sahibinin eli havada kalmıştı. “ aman böylesine yapılmaz. Alışırlar..” gibisinden laflar etse de iki kuruş daha fazla kasasına girecek diye sevinmişti. Belliydi yüzünden. Çocuk, gözyaşlarını sildi ve alacağı iki ekmeği gidip dolabından aldı. Bana gülümseyerek, “ abla şundan mı alayım mı, fazla değil bunlar 50 kuruş..” diye küçük bir çikolatayı gösterdi eliyle. Adam elini itti çocuğun. “hadi git hadi git eş....” sonra bana bakıp, sanki çocuğun babası oymuş gibi mahcup mahcup baktı. “ önemli değil, al sen onu da.” Çocuğun gözlerinde parıldayan o ateşi anlatmam mümkün değil. O sevincini. Çıkarken “borcumu öderim birgün” dedi ve bir selam çaktı bana.
....
Yıllar sonra, o çocukla yolumuz bir devlet dairesinde kesişti. Ben hastalığımdan dolayı zor yürürken, ordan oraya gitmemi söylüyorlardı. O genç adam, o çocuk, beni nasıl olmuşsa tanımış. Beni bir yere oturtmuş. Tüm işlemlerimi kendisi halletmişti. Sonra yanıma gelip, “ İnşaallah borcumu ödedim sayarsın.” dedi gülümseyerek. “ İstersen iki ekmek kapıp geleyim.. “ İşte o an o olduğunu anladım. Hafızam bana oyunlar oynasa da o günü ve o çocuğu hiç unutmamıştım. O da beni unutmamış.

“ Bana o gün bir şans verdin sen. Bana inandın. Hiç tanımadığın halde güvendin. Paranı paylaştın benimle. İşte o gün dedim kendime. İnsanlar her zaman ikinci bir şansı hakeder. Ve bunu iyi kullanmalıdır. Ben kullandım. Senin sayende. Şu dünyada bana güvenen, inanan insanlar olduğunu, olabileceğini gösterdin bana. Güvensizlik, hele bir çocukta daha derin yara açar. Sen o yaraya merhem oldun. Teşekkürler...

Yorumlar

  1. bazen tek bir dokunuş bir insanın yaşamını değiştiriyor.. iyiye veya kötüye.. ve o insan da bu dokunuşun etkisiyle başka yaşamları değiştirmeye devam ediyor..
    paylaşımın için teşekkürler, güzel bir öykü..

    YanıtlaSil
  2. Artık öyle bir zamandayız ki, böylesi hikayeler insana huzur veriyor.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…