Ana içeriğe atla

İç Ses Bir Sus... Yok Susma Konuş.


Bu sabah kahvaltı yapmadım. Halbuki hem erken kalkmış, hemde baya alıştırmıştım kendimi kahvaltıya. Ama bişey yemedim. Öylece oturdum ve saatin geçmesini bekledim.
Dünden, aslında pazar gününden kalma bir durgunluk var üstümde.
Sanırsam, galiba, herhalde, beni şu yaz saati uygulaması çarptı. Yani fazla üstüme gelmeyin. Depresyondayım söyleyeyim.
Yaz saati uygulaması insanın psikolojisini etkilermiş. Etkileyecek bir beni buldu. Çok lazımmış gibi.
Konuşmak gelmiyor içimden ama acayip de yazma isteğim var. yani dış ses iyice sustu, iç ses hepten coştu. Az bir sus iç ses, dışta konuşsun az. Yakında herkesi içten cevaplayacağım, millet yüzüme bakacak öyle. Adım hepten dilsize çıkacak.
Böyle kendimi anlattıkça, daha fena oluyorum. Hele biri çıkıp, ne o bişey mi oldu, sessizsin, iyi değilsin sanki, demeye görsün. Dış sesim hepten içine kapanıyor. Moralim iyice batıyor.
Demeyin bana öyle, beni öyle görseniz bile. Bendeki moral bir hoştur. İki lafa tavana çıkar, bir lafla yerin dibine girer. Bu terazinin dengesizliği kanımca. Zaten şurda 30'a ne kaldı... Oyy.. Oyyy..
tam olarak 1 sene, 7 ay, 21 gün kaldı şuan itibariyle. Hesaplayabilseydim kaç saat kaldığını da söylerdim de onu size bıraktım artık. Yalanımı sevsinler...
Bisküvi atıştıracağım, midem kazındı şuan itibariyle.

Yorumlar

  1. Beni de etkiledi yaz saati ama iyi yönde. Erkenden kalkıyorum artık. :))

    YanıtlaSil
  2. Beni de uyku sever yaptı. Yada benimki sadece bahane. Ruhum değişiklik istiyor artık..
    Arada tutuyor. Bu seferki bu uygulamaya denk geldi de kendime hazır bahane yaptım. :D

    YanıtlaSil
  3. Beni de etkiledi.

    İki gündür oturduğum yerde uyukluyorum. Yaşlı nenelere dedelere benzemeye başladım iyice.

    Gerçi 10 dakikalık uyku bile üzerimde ne var ne yoksa alıp götürüyor, uyandığımda baya bir dinç hissediyorum.

    Günler uzadı diye herhalde. Bir türlü akşam olmuyor. Bekleyemiyorum, bekleyemiyorum işte. Bananee :)))

    YanıtlaSil
  4. Ben uyukluyamıyorum ki..
    Evet bekleme akşamı, beklersen gelmez. Olmasın de, bak nasıl oluveriyor. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…