Ana içeriğe atla

Hamile Kıyafeti mi O ?


Hayatımın en güzel günlerinden birini adeta kabusa çeviren bir cümle bu.

Hamile kıyafeti mi o ?

5.sınıftan alnımın akıyla, sınıf birincisi olarak mezun olmuşum. Mezuniyet töreni tertip edilmiş. Ailecek, cici cici kız olacağım düşüncesi ile o elbiseyi giymişim. Ki elbise bana büyük. Bol, önden kapaklı bir elbise.

Okula gittiğim andan itibaren konuşulmaya başlandığını tahmin ediyorum. Millet bana bakıp gülüyor ama ben çakmıyorum. Sonra arkadaşım dayanamadı da, söyledi bana. Neymiş ben hamile kadını mı oynayacakmışım.. Allah Allah.. 

Öğrenciler yetmiyormuş gibi, gıcık bir öğretmenin teki de gelip sormaz mı aynı soruyu. Hem de gülerek. Ben de gayet ciddi olarak Hayır.. demiştim.

Oysa o gün benim mezuniyet günümdü. İlk kez sahneye çıktığım gündü. Çok özel bir günümdü. Zira başka mezuniyet günüm hiç olmadı ki benim. O sahneye bir daha hiç çıkmadım ben.

Ama işte, bazı densizler yüzünden, o özel günümü, o komik yakıştırma ile hatırlıyorum. Halbuki tören sonrası eve gitmiş, hemen üstümü değiştirmiş. Yine gayet şık ve cici olmuştum. Niye o kıyafetimle gitmediysem. Başıma gelecek varmış işte.

Şimdi o dönemden biri de gelir okurmuş bu yazıyı. Aaa.. o kız sen miydin der. Bana da burada kal gelir. :D

Yorumlar

  1. çocuk kısmısı düşünerek hareket etmez malum da öğretmen yapmasaymış iyiymiş. demek ki o da çocuklara drs anlata anlata çocuklaşmış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adamın o anki yüzü hala hafızamda. O pis sırıtışı... gıcık.
      :)

      Sil
  2. :) Eminim Arkadaşların, Öğretmenin o zamanlar bu kadar üzüleceğini ve içine dert olacağını bilseydi böyle bir şey yapmazdı .
    insanlar bazen anlık gelişen duygularına kapılıp yaptığı şakadan karşısındakinin çok etkileneceğini düşünmüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kabul, elbise üstümde emanet gibiydi de, kimin aklına gelmiş hamile birini oynacağım ki.
      ben çıkıp iki laf edeceğim sadece piyesde. O kadar.
      Dert değil de, insan unutmuyor işte o günleri. :)

      Sil
  3. Hani bir laf vardır ya "çocuklar ve sarhoşlar yalan söylemez" diye:)
    Çocuklar gerçekten çok dürüst, aile de kötü örnek olmazsa yalan söylemeye yeltenmez.
    Tabii senin durumunda bir de öğretmen var. Onu ne yapmalı bilmem:)
    Densizlik biraz, öğretmenliğinden şüphe ederim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Çocuklardan kimse yüzüme söylememişti. Ki lafı çıkanlarda tahminimce bir üst sınıf. Yani bizden önce mezun olan sınıf.
      Öğretmen bizim dersimize girmiyordu.
      Densizlik evet. Hususi onu demek için gelmişti bir de, kapıdan sorup gitmişti. O sırıtışı falan, hala gözümün önünde.
      Bende şüpheliyim. İyi ki öğretmenim olmamış. :)

      Sil
  4. Peki hamile kadını oynayan biri var mıydı?
    Taktığın şeye bak yaw,
    umarım o çocukların yanında da böyle dert etmiş gibi durmamışsındır.
    kendinde gülünecek bir durum varsa önce sen gül ki kendine başkası alay eder gibi gülmeye cesaret edemesin...

    ve şimdi eline bir köstekli saat al,
    sağa sola salla, ona kadar say ve yum gözlerini...
    seni elbet biri uyandıracaktır,
    işte o zaman bu kötü anıyı unutacaksın :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoktu ama hamile bir öğretmen vardı. :D
      Durmadım galiba. Öyle hatırlıyorum en azından.
      Çok doğru. En gülesine ne pasaklı halinle bile kendinden emin görüneceksin. Ezik görünmeyeceksin. :)
      Hımmmm... deneyeyim bari.. :D

      Sil
  5. Olsun ya nolcak? Daha neşeli bir anı formuna girmiş böylelikle :) Şimdi mezuniyet töreninde sahneye nasıl çıktığını anlatsan kimse okumaz, okusa da gülümsemez. Ama şimdi öyle mi ya? ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Doğru gerçekten de. Böyle iyi olmuş. :)

      Sil
  6. :) sanırım hepimizin var böyle anıları. Ben de çirkin Betty koruma yöntemleri diye bir yazı yazmıştım. Hikâyelerim arasında. Lisede başıma gelenlerle ilgili.

    O zaman acı şimdi çok komik geliyor
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlla ki. :) Çocukluk çoğu zamanları böyle zannedersem. Tekdüze geçse unuturdu zaten.

      Sil
  7. :) heey neşelendim güldüm ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi bende hep gülüp hem sinir oluyorum. :) Ama sadece o öğretmene sinir oluyorum.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…