Ana içeriğe atla

Aile Hekimliği ve Merkezi Randevu Sistemi.



Merkezi randevu sistemi artık her yerde geçerli. Sistem yeni iken ilk girişte bulunduğunuz il, ilçe ve hastane direk seçili oluyordu. Gerçi hastaneden emin değilim ama il, ilçe kendiliğinden geliyordu. Ama şimdi arıyorsun, seçiyorsun.
Açıkcası bilgisayarla hiç geçmişi olmayan biri hiç ama hiç anlamaz. Kaldı ki, bilgisayar geçmişi olan yani kullanmasını bilen bile bilmeyince yapamıyor ilk zamanlar.
Kamu spotu yapılmış bu sistemle ilgili. Neymiş, doktor hastasını adını bilerek bekliyormuş. Hiç inandırıcı değil. Hadi tamam kaç hastaya bakacağını bilir de, ilk hastasını neden merak etsin. Hem merkezi sistemle randevu almakla iş bitmiyor ki. Hastaneye gidip bir kayıt daha yaptırmak gerekiyor. Anca öyle görüyor doktor ekranda. Keşke sistemin nasıl çalıştığına dair bir kamu spotu yapılsaydı. Yapılsa. Şimdi bir de aile hekimine gitmek içinde aynı sistemden randevu almak gerekecekmiş. Yani her yaştan insanı bu sisteme mahkum ettiler. Ama çoğu kişi bilmiyor bile bu sistemi. Bilmiyor derken, kullanmayı bilmiyor. Amcalar teyzeler doktora gitmek için, aile hekimine gitmek için, çocuğuna, toruna, etrafındaki gençlere deyim yerindeyse el açmak zorunda kalacak. Diyecek ki, hadi çocuğum bana randevu al. Kendi işini kendi göremeyecek. Yanlış mı söylüyorum. Bana her gün geliyorlar. Randevu alıyorum hepsine. Sistemi bilmeyen, randevu alamayınca niye alamadın diyor. Sistem öyle bir sistem ki, üç günlük randevuyu görüyorsun. Bazı bölümler öyle yoğun ki, o üç günlük randevular bitiyor. Başka üç günlükler çıkıyor. Böyle gidiyor gidiyor.. onbeş güne kadar.. onbeş sonrasına da sistem zaten randevu vermiyor. E yapıyorsun. Gün bekliyorsun, ki o onbeşlik süre dolunca, randevu alabilesin. Aldığın randevu da taaa.. bir ay sonrasına neredeyse.. Amcam bekleyecekte gidecek. Daha sabah yediğini unutan insanlar, günler sonrasına randevu almak zorunda kalıyor işte. Bunu her yaş için söylüyorum.
Bu yüzden keşke diyorum, bu sistemin kamu spotlarında sadece ismini, adresini söylemekle kalmasınlar. Nasıl alınıyor, adım adım gösterilse ne iyi olur. Bilgisayar bilgisi olmayanlara bir faydası olmayacak yine ama bilenlere yol gösterir hiç olmazsa.
Özetle benim görüşüm, aile hekimliği içinde bu sisteme geçilmesi hiç iyi olmadı hiç. Bilmeyene kolaylık gibi görünüyor ama iş öyle değil işte.

Yorumlar

  1. Hele birde yaz geldi doktorlar izne çıkmaya başladı, hepten ortalık karıştı.

    Eskiden hastahanelerde kuyruk sırası olurdu. İnsanlar bu sıra yüzünden muayene bulamazdı. Şimdi ise elektronik bir sıra oluştu. fakat vatandaş yinede mağdur oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoğunluk üstüne yoğunluk yani..
      İnşaallah yanılırız da iyiye gider bu gidiş.

      Sil
  2. Güzel oldu bu randevu sistemi ama çoğu zaman düşmüyor İstanbul'da :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Telefonla hiç denemedim ama o bile belli yaştaki insana boşuna uğraş bence.
      Allah kolaylık versin. Sıhhat versin.

      Sil
  3. bişi öğrenmiş oldum lazım olur ki bu bilgi.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım illaki lazım olacak. :) Allah düşürmesin de.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…