Ana içeriğe atla

En Kıymetlisi..


Otur aynanın karşısına.
Konuşma.
Sessizce bak kendine.
Uzat elini aynaya. Aynadaki aksine dokun.
Hissettin mi? Elin usulca girdi aynadan içeri. Dokunabildin dökülen yaşlarına. Okşadın başını. Sevdin. Ve gülümsettin ya kendini. Yani aynadaki aksini.
Bak şimdi kendine. Ağlıyorsun.
Neden biliyor musun?
İçine ulaşmayı başardın sen. İnsan ağlamadan gülmeyi marifet sayar ya. Asıl olan, ağlamaktır. Sonra gülmek. Bu her gülümsemeni kıymetli yapar.
Sen güldürmeyi başardın ya, ağlarken aynadaki aksini. İşte, en kıymetli hediyeyi verdin kendine.
Bak, şimdi gülümsüyorsun işte.
En güzelinden, en kıymetlisinden.




Yorumlar

  1. Bu aralar sebepsiz sebepsiz ağlamalarım var
    Trende yolculuk yaparken dinlediğim bi şarkı sessiz sessiz ağlamama neden oldu
    Bu yazın bana çok iyi geldi

    YanıtlaSil
  2. ay ben dayanamam şebeklik yaparım vaalla :)

    YanıtlaSil
  3. Aynaya baktığımızda simetrik bir görüntü oluştururuz aynayla aramızda. Biri gerçek bir sanal iki insan ve iki insanın bir şuurda birleşmesini görürüz aslında. Ancak sağ elimizle sol kulağılızı, sol elimizle de sağ kulağımızı tutabiliriz aynada olan aksimizde. Aynanın karşısında ağlasak da, gülsek de kendimizi ve ruhumuzun yansımasını görürüz bu terapide. Bazen güzel güzel bakarız aynaya, ne kadar da güzeliz, bazen bir sivilceye dert edinir üzülürüz aynanın karşısında. Bazen bir öpücük kondururuz kendimize, bazen dudak büker geçeriz aynada yansıyan aksimize... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru çok güzel bir yorum. Teşekkürler. :)

      Sil
  4. Ben nadir ağlarım. Aynada kendime bakar halde ağlarsam ve elim aynadan içeri girerse de tırsar ortalığı ayağa kaldırırım. Başımı okşayacak kadar uçmadım daha. :D (Böyle insandan böyle yorum. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D İlahi.. Duygusallık uçtu gitti..
      sevdim ama. :)

      Sil
  5. yahu yazın hakkında düşünüyordum ki, üstteki Güven isimli arkadaşın yorumunu görünce bir güldüm bir güldümmm:))) hay allah iyiliğini versin:) Çok iyiydi yaa.

    Ben de dicektim ki göz yaşının görevi arkadan gelecek gülümseme için temizlik yapmaktır. Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      İyi oldu evet.
      Temizlik.. bak bu çok doğru.
      Sevgiler..
      :)

      Sil
  6. Dün çok ağladım, iyi olacak inşallah.

    YanıtlaSil
  7. itiraf: Aglarken aynaya bakarsam narsist narsist gozlerimi seviyorum. Baktikca agliyorum, agladikca bakiyorum...
    Sonunda buruk bi gulumseme... Film gibi boyle. Sonra da "boyle seyler filmlerde olur Keyaki" deyip kacip gidiyorum :)

    Hepsini birakalim daaa bu yazinin guzelligine susalim bence :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonunda olan o gülümsemeyi sevdim.
      :)
      Teşekkürler.

      Sil
  8. 'Önce kendime gülümsedim aynalarda, sonra dünyaya' isimli bir şiir kitabı vardı, sırf isminden dolayı almıştım:-)

    YanıtlaSil
  9. Merhaba :)
    Bu blog bana pek tanıdık geldi :))
    Sen o güzel şifreli öykü mimini yapmıştın di mi :)
    Peki aynalara küssek naparız ? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba. :) O benim. :)
      Hımm.. ama bana göre insan çok küs kalamıyor aynalara. Yani kendine..
      :)

      Sil
    2. O zaman aynalarla barıştığımda söz yaparım :))
      Ama kendimle barışır mıyım bilmiyorum :)

      Sil
    3. Anlaştık.
      O halde İnşaallah barışırsın, demek istiyorum. :)

      Sil
  10. Handan'ın yorumunu okuyunca ''Kendini Sev'' diye bir kitap okumuştum.
    Ben de onu hatırladım. Yazar: Doğan Cüceloğlu
    Şöyle bir şiirle başar:

    Yola çıkınca her sabah,
    Bulutlara selam ver.
    Taşlara, kuşlara
    Atlara, otlara
    İnsanlara selam ver.
    Ne görürsen selam ver.
    Sonra çıkarıp cebinden aynanı
    Bir selam da kendine ver.
    Hatırın kalmasın el gün yanında,
    Bu dünyada sen de varsın.
    Üleştir dostluğunu varlığa,
    Bir kısmı seni de sarsın.


    (Bu şiiri Üstün Gökmen yazmış.)

    YanıtlaSil
  11. Çok güzelmiş.
    Teşekkürler paylaştığınız için.
    :-)

    YanıtlaSil
  12. Yazıyı okuduğumda gülümsedim. Belki aynaya baksam önce ağlar sonra gülümserdim. Çok güzel olmuş.
    ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. :)
      Biz yine de hep gülelim. Gerçekten gülelim.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Şubat Dizisi Final

Şubat dizisini bu konumda tanıtmaya çalışmıştım. Konusu her ne kadar orijinal gibi görünse de, orijinal değildi. Dizi bu akşamki bölümü ile final yapacak. Bence geç bile kaldılar. Zira, orijinal olma yolunda ilerleyebilecek güzelim senaryoyu mahvettiler. Yapımcıların mı yoksa senaristlerin mi merakı var, şu karanlık insanlara? Bir kötü adam oluyor ya dizide. Tam iyi olan onu altedecekken, bir bakıyorsun ki arkasında karanlık güçler var. Gölge adamlar falan. Yani senaryo uzadıkça uzuyor. Suyu çıkıyor işin. Şubat dizisi de aynen böyle oldu ne yazık ki. Dizinin kötü adamı sadece Samim Akça diye biliyorken, bir baktık, ardında daha kötüleri de varmış. Gölge adamlar bunlar. Yüzleri görünmüyor. Sonraları daha nice kötüler çıktı. Kimin ne olduğu belli olmamaya başladı. Dizinin başlarındaki o şifalı ilaç olayı artık bayatladı. Dünyanın, olayların akışına sahip olma derdine düştü herkes. İyi görünen insanlar tek tek kötü çıktı desek yeridir. Mesela Şubat'ın baba yerine koyduğu adam Aziz bey…