Ana içeriğe atla

Olay Yeri İnceleme.


Bakıp da göremediğimiz neler var şu hayatta...

İnsanlar..

Hayvanlar..

Eşyalar..

Duygular.. evet duygular.

Ve dahası.. neler neler.

Belki de, herkes herkesden çok şey bekliyor. Görmek değil, en çok görünmek istiyoruz.
Burnumuzun ucundaki insanı, hayvanı, eşyayı göremezken, karşımızdaki insanın duygularımızı görmediğinden şikayet ediyoruz.

Biz en çok duygulara körüz.

Bir çocuğun neşesini, hüznünü bile göremez hale geliyoruz. Ki çocuklardır duygularını en iyi dile getiren, ifade eden.

Kaçımız, yol kenarında yürürken kaldırımdaki karıncaları fark ediyor? Kaç tanemiz, biz yanından geçerken kaçan kediyi, kuşu, kaçıp gitmeden görüyor ?...

Yanından geçerken bir selam misali en güzel kokularını üstümüze salan o güzelim çiçekleri görüp, hangimiz, şöyle bir bakıp, selamlarını alma babında, kokularını içimize çekiyoruz.. ?

Hayatın her saniyesi bir olay. Her zerresi..

Olay yeri inceleme ekibi de bizler olmalıyız. Görebilmeliyiz her detayı.. her duyguyu..
Zira her biri kaçırılmayacak kadar değerli. 




Yorumlar

  1. valla biyere gidince gözlerim fıldır fıldır heryeri delik deşik ediyorum ben :)

    YanıtlaSil
  2. Güzel bir yazı olmuş, haklısın evet bakar körleriz aslında çoğu zaman... Oysa ki dediğin gibi hayatın her zerresi değerli ve her şey bir şeyler anlatmakta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anı yaşamak için galiba önce o anı görebilmeliyiz..
      :)

      Sil
  3. Duyarlı olan tutarlı da davranıyor. duyarsız olan tutarsız oluyor.

    YanıtlaSil
  4. Selam ....
    Deep sayesinde İZmitli olduğunu öğrendim.
    Blogger buluşması yapmayı planlıyoruz.
    Bana mail ile ulaşman mümkünmü ???
    gulayakbal@gmail.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selamlar.. Buluşma mı.. hımmm.. :)

      Sil
  5. Farkındalık içeren güzel bir hatırlatma olmuş.
    Özellikle bu mevsimde çok gerekli o dedikleriniz...


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir farkındalık oluşursa ne ala.
      Teşekkürler. :-)

      Sil
  6. Ben çiçek kısmına katılmıyorum. Yol kenarındaki çiçek en iyi ihtimalle toz kokar şehir yerinde. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :-)
      Ben şu an çok güzel çiçeklerle dolu, o güzelim ağaçlari, leylakları kastetmiştim.. ve dahasını.. onların kokuları şehrin tozunda bile duyuluyor. :)

      Sil
  7. Görülmek istiyoruz görmektense. Halbuki görmek için bu kadar uğraşsak herkes birbirini, her şeyi görür ve dünya tozpembe tralalallaaa... ay saçmaladım :D öhm! Şaka bir yana bazen ben de en sevdiğim güneşi bakarken göremez hale geliyorum...

    Mimin var bizim blogdaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, dediğiniz gibi yapsak, görmeme, görülmeme sorunu kalmayacak..
      :-)
      Bir bakayım. :)

      Sil
  8. yine senden yaşamsal güzel bi düşünceee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :-)
      Bendeki düşünceler hiç çirkin olur mu... :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…