Ana içeriğe atla

Ayşe, Ayşe, Duy Sesimi

Neden Ayşe bilmem. Adını Ayşe koydum. En çok ona sarılmayı seviyorum.

Ayşem, Ayşem..” diyorum da bi ses vermiyor.

İçime sokacak derecede sıkıca sarılıyorum. Çıtı çıkmıyor. Eğer ki küçük bir yeğeniniz var ise, onu böyle sevemiyorsun ya, işte Ayşeler iyi geliyor bu duruma. İlaç gibi, antidepresan sanki. İnanın çok rahatlıyorsunuz.

Bazen onunla yatıyorum bile. Ama sabah kalktığımda yerde oluyor garibim.

Ayşe'yi bana ablam almıştı. O vakitler çalışmıyordum. Baya moda idi Ayşeler. Safinaz diye biliyordu. Ama tabiki benimki herkes gibi olamazdı. Bu sebeple adı Ayşe oldu.

Çok badireler atlattı. Yeğenim de oynuyor geldiğinde. Hatta kavgasını yapıyoruz. Yeğenim diyor “benim”, ben onu gıcık etmek için “benim” diyorum. Bıraktığı an kapıyorum. Çığlığı basıyor. Annemde bana kızıyor. Ama hoşuma gidiyor “cimcimeyi” kızdırmak. Yani eskiden. Şimdi büyüdü. İyice şımardı “şımarık”.

Şimdi kafası dahil her yerinde dikiş izleri mevcut. O güzelim saçları yok. Ne oldu tam bilmiyorum. Yani hatırlamıyorum.

Ama böyle de çok tatlı. Hala benim biricik “ Ayşem”.



Not: Resmin üstündeki yazıyı ben yazdım. Niye? O yazan forumda yayınlamıştım bir zamanlar ondan. Kendi adımı niye yazmamışsam..

Yorumlar

  1. Bende de aynısı vardı. Ama annem verdi birilerine, kime verdi bilemiyorum. İki sene öncesine kadar da duruyordu, verdiği için üzülmüştüm. Erkeği de vardı.

    Çok şekerler. Lâkin benim en vazgeçilmezim 'Fatoş' 20 senelik bebeğim. Renkten renge girdi, üstü başı eskidi, yüzü çizildi, sarardı, karardı bir şeyler oldu ama inatla saklamaya devam ediyorum.

    Annem artık atmamı söylüyor. Ama o benim en sevdiğim oyuncak bebeğim. Bütün bebeklerimin verilmesine razı oldum, ona bir türlü kıyamıyorum.
    Bir tek o kaldı. Her şeyim o benim. İlk alındığında üç yaşındaydım, doğum günümde halam almıştı. O zamanlar ağlıyordu, ses çıkıyordu, adını ben koymadım kutusunda 'Fatoş'yazıyordu. Ama ona yakışan bir isim oldu hep, o kadar tatlıydı ki... Yanımdan hiç ayırmazdım, onunla yatardım çocukluğumdan beri. Son bir senedir gardırobumda bir köşede öylece duruyor garibim. Artık onunla uyumuyorum. Büyüdüğümü kabullendiğimden ve artık kendime yediremediğimden olsa gerek. :)

    Ama ona olan sevgim hiçbir zaman değişmedi, değişmeyecek de... O hâlâ çocukluğumdan bu yana benim en iyi arkadaşım, sırdaşım...

    YanıtlaSil
  2. Ben Ayşe'yi 21 yaşımda aldım. (:
    Yani bundan 7 sene evvel. Ve bu yazdıklarımın çoğu bir ay öncesine bile dayanmıyor.
    Dedim ya en çok ona sarılmayı seviyorum. (:

    YanıtlaSil
  3. hehe Ayşe yle de tanıştıım:))

    Benim de böyle tavşanım var hiç ayrılmadım çocukluğumda çok uzun süre kucak kucağa geçirdik garibimle kurdelesi vardı boynunda gitti bıyıkları vardı çocuk aklı işte kız olsun diye kestik hatta pofuduk sakalları vardı çok pis olunca makinada yıkadık setleşti sonra onları da kırpmıştım. Hala durur ama pek severim ben deee.:))

    Ayşeye selam olsun benden o zaman:)

    sevgileer:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok memnun olduk. :)
      Bizimki de çok badire atlattı. Yan saçları yok, farkettiyseniz. Aynı tavşanınki gibi olunca kestik. :D
      Sevgiler... Çok teşekkürler. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…