Ana içeriğe atla

Tütün Atlası

Tütün atlası ne?
Amerikan kanser derneği ve Dünya Akciğer derneğinin yayımladığı bir rapor.
Bu yılki raporda ne yazık ki Türkiye ilklere imza atmış durumda.
Sigaradan kaynaklı hastalıklar sıralamasında Türkiye birinci. Erkek ölümlerinde, sigaradan dolayı olanlarda yine Türkiye ilk sırada.
Rapora göre Türkiye'de erkekler kadınlardan fazla sigara içiyor. Yani sigara içen erkek sayısı fazla, kadın içicilere göre. Bu birincilik küçük yaş erkeklerde de göze çarpıyor.
Bu orana bakarsak, erkek ölüm sayısındaki birincilik şaşırtıcı değil.
Ve Türkiye'de kişi başına ortalama yıllık 1399 sigara düşüyormuş.
İbretlik veriler. Pisi pisine ölüm dedikleri şey. O çirkin şeyi nasıl bir zevk, arzu ve istekle içiyorlar anlamıyorum.
Raporda belirtilen başka bir husus daha var. Sigaranın içindeki kimyasalların başka hangi maddelerin yapımında kullanıldığı belirtilmiş. Okuyunca vay be dedim. Bir sigara için, insan kendini böcekte yapıyormuş, temizleyici maddede.
Zira içine konan şeyler böcek ilacındada kullanılıyormuş. Hamamböceği zehrindede. Mesela bir tanesi tuvalet temizleyicilerinde kullanılan bir kimyasalken, bir diğeri egzos gazında veya roket yakıtında kullanılan bir kimyasalmış. Sigara öldürür lafı da en çok burdan belli ediyor. Çünkü içindeki bir kimyasal, idam cezalarında kullanılan bir gaz içinde kullanılıyormuş.
Ha tuvalet temizleyiciyi yemişin, ha o gazı solumuşsun ya da yakıt içmişsin. Ya da kısaca bir sigara yakıp keyfine bakmışsın.
Ne keyif ama...

Yorumlar

  1. Sigara içen biri olarak bu yazdıklarını okuyunca hakikaten kendimden de içenlerden de tiksindim. Cebindeki, yanındaki ve bende önümde duran paketi atabilsem keşke.
    Böyle bir şeyde ilk sırada olmak üzücü.

    YanıtlaSil
  2. İnşaallah birgün atarsınız, bir kere düşünmeden. (:

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İşe Girişte İstenen Belgeler Nerelerden Alınır?

İş bulmakla iş bitmiyor. Bunu biliyoruz. Zira elinize bir liste tutuşturuyorlar hemen. Git hepsini tamamla getir. Bu ilk deneyiminizse şayet, panik başlıyor hafiften. Bissürü evraklar. Şimdi bunlar, nereden, nasıl alınır?
Bende bu devrede biraz olsun yardımcı olmak adına, bazı evrakların, nereden alınacağını paylaşmak istiyorum. Şuanki pozisyonum vesilesi ile çoğunu biliyorum.
Gelelim listeye.
1.İkametgah. Şimdilerde adı Yerleşim Belgesidir. Bunu hemen not düşelim. İkisi de aynı evrak. Kafalar karışmasın. Sadece adı değişti. Bu belge, muhtarlıklardan alınır.
2.Nüfus Cüzdan Süreti veya Örneği. Bunlarda aynı evraktır. Bazı yerlerde örneği diye geçer, bazılarında süreti diye. Bu evrakta muhtarlıklardan alınır. Resimli bir evraktır. İsterseniz resimsiz olur ama resimli olması iyi olur.
3.Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği ya da kısaca Nüfus kayıt örneği de yazanlar da var. İşte bu noktada kafa karışıyor. Zira bu sebeple nüfus cüzdan örneği sanılıyor. Bu Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği, nüfus müdürlükl…

Bir İnsanı Deli Etmenin Yolları.

Size önereceğim bu yol aslında çok basit. Ama tabi basit olduğu için etkisi geçicidir. Eğer kalıcı hasar bırakma derdindeyseniz, lütfen başka kapıya. Şimdi, birini gıcık etmek, delirtmek, sinirden kudurtmak istiyorsanız, (tamam sonuncusu biraz fazla kaçtı, kabul ama ruh haline göre kudurabilirde) yapacağınız çok basit bir işlem. Yalnız, önce iyi bir gözlemci olmanız gerektiği söylemem lazım. Bir insanı delirtmek öyle kolay değil. Biraz emek şart. Lütfen. Hedefimizdeki delirteceğimiz şahsı, önce bir gözlemliyoruz. Yanından ayrılmıyoruz. Gözümüz hep üstünde olmalı. Evet, hedefimiz, bir iş yapmaya mı koyuldu, işte işlemimiz başlıyor. Hazır olun! Her ne yapıyorsa, diyeceğimiz şey şu: onu yap. Evet bu kadar basit. Geliyor mu, gel, diyeceksin. Gidiyor mu, git diyeceksin. Getiriyor mu, getir diyeceksin. Açıyor mu, aç diyeceksin. Özetle yaptığı işi yapmasını söyle.Buradaki hassas nokta, işe başladığı an yap demek. İşte gözlem, bu konuda şart. Düşünsenize. Ne kadar deli edici bir şe…

Güven Duygusu - Hikaye

Dükkana girdiğimde, şöyle etrafa bakınıp ne alacağımı düşünüyordum. Sonra ağlama sesini duydum. Herhalde annesi istediğini almıyor çocuğun diye düşündüm. Raftan en sonunda bir şey seçip kasaya yöneldim. Ağlayan çocuğu gördüm. Sandığım gibi annesine ağlamıyordu. Yalnızdı. Dükkan sahibi müşterisine para üstü verirken, çocuğa bakıp,” hadi defol git, git demedim mi sana. Yok benim beleş verecek malım...” diye sinirli ve hiddetli bir şekilde bağırıyordu. O müşteri çıkınca sıra benimdi. Gözüm çocuktaydı. Gayri ihtiyari elimdekini masaya bıraktım. Çocuk: “ amca, vallahi doğru söylüyorum. Paramı kaybettim, anam evde ekmek bekliyor. Sonra veririm sana. Lütfen..” diyordu, ağlayarak. Dükkan sahibinin “ borcunuz 1.75 lira” dediğinde göz göze geldik. Artık nasıl bakmışsam adam bana “ hep böyle bunlar bacım” cümlesiyle başlayan uzun bir açıklama yaptı. Çocuk verilen parayı kaybettiğini söylüyor, sonra başka dükkandan çikolata alıyormuş. Çocuğa baktım. Oda bana baktı. “ Abla valla birkez yaptım, o gü…